Kur'an-ı Kerim 349. Sayfa
Mü'minûn — 18. cüz. Mushaf sayfasını okuyun, meal ve okunuşuna geçin.
Diyanet mushafının 349. sayfası: Mü'minûn 105-118; 18. cüz. Yukarıdaki okuyucu bu sayfadan açılır; sağa kaydırarak sonraki sayfaya geçin, "Bu sayfayı okudum" ile ilerlemenizi işaretleyin. Sayfadaki sûreler: Mü'minûn Suresi.
Sayfadaki Ayetler ve Meali
Mü'minûn Suresi 105-118. ayetler
- 105
اَلَمْ تَكُنْ اٰیَاتٖی تُتْلٰى عَلَیْكُمْ فَكُنْتُمْ بِهَا تُكَذِّبُونَ ١٠٥
Allah, "Âyetlerim size okunuyordu da siz onları yalanlıyordunuz, değil mi?" der.
- 106
قَالُوا رَبَّنَا غَلَبَتْ عَلَیْنَا شِقْوَتُنَا وَكُنَّا قَوْمًا ضَٓالّٖینَ ١٠٦
Onlar da şöyle derler: "Ey Rabbimiz! Biz azgınlığımıza yenik düştük ve sapık bir toplum olduk."
- 107
رَبَّنَٓا اَخْرِجْنَا مِنْهَا فَاِنْ عُدْنَا فَاِنَّا ظَالِمُونَ ١٠٧
"Ey Rabbimiz! Bizi buradan çıkar. Eğer (tekrar günaha) dönersek şüphesiz kendimize zulmetmiş oluruz."
- 108
قَالَ اخْسَؤُ࣒ا فٖیهَا وَلَا تُكَلِّمُونِ ١٠٨
Allah, "Aşağılık içinde kalın orada, artık benimle konuşmayın!" der.
- 109
اِنَّهُ كَانَ فَرٖیقٌ مِنْ عِبَادٖی یَقُولُونَ رَبَّنَٓا اٰمَنَّا فَاغْفِرْ لَنَا وَارْحَمْنَا وَاَنْتَ خَیْرُ الرَّاحِمٖینَۚ ١٠٩
Kullarımdan, "Ey Rabbimiz! Biz inandık, bizi bağışla, bize merhamet et, sen merhamet edenlerin en hayırlısısın" diyen bir grup var idi.
- 110
فَاتَّخَذْتُمُوهُمْ سِخْرِیًّا حَتّٰٓى اَنْسَوْكُمْ ذِكْرٖی وَكُنْتُمْ مِنْهُمْ تَضْحَكُونَ ١١٠
Siz ise onlarla alay ediyordunuz. O kadar ki onlar size beni anmayı unutturdu. Onlara hep gülüyordunuz.
- 111
اِنّٖی جَزَیْتُهُمُ الْیَوْمَ بِمَا صَبَرُٓواۙ اَنَّهُمْ هُمُ الْفَٓائِزُونَ ١١١
Sabretmiş olmaları sebebiyle, bugün ben onları mükafatlandırdım. Şüphesiz onlar başarıya erenlerin ta kendileridir.
- 112
قَالَ كَمْ لَبِثْتُمْ فِی الْاَرْضِ عَدَدَ سِنٖینَ ١١٢
Allah (inkarcılara) "Yeryüzünde kaç sene kaldınız?" diye sorar.
- 113
قَالُوا لَبِثْنَا یَوْمًا اَوْ بَعْضَ یَوْمٍ فَسْـَٔلِ الْعَٓادّٖینَ ١١٣
Onlar, "Bir gün, ya da bir günden daha az bir süre kaldık. Hesap tutanlara sor" derler.
- 114
قَالَ اِنْ لَبِثْتُمْ اِلَّا قَلٖیلًا لَوْ اَنَّكُمْ كُنْتُمْ تَعْلَمُونَ ١١٤
Allah şöyle der: "Çok az bir zaman kaldınız. Keşke bunu (daha önce) bilmiş olsaydınız."
- 115
اَفَحَسِبْتُمْ اَنَّمَا خَلَقْنَاكُمْ عَبَثًا وَاَنَّكُمْ اِلَیْنَا لَا تُرْجَعُونَ ١١٥
"Sizi boşuna yarattığımızı ve bize tekrar döndürülmeyeceğinizi mi sandınız?"
- 116
فَتَعَالَى اللّٰهُ الْمَلِكُ الْحَقُّۚ لَٓا اِلٰهَ اِلَّا هُوَۚ رَبُّ الْعَرْشِ الْكَرٖیمِ ١١٦
Gerçek hükümdar olan Allah yücedir. Ondan başka hiç ilah yoktur. O şerefli ve yüce arşın Rabbidir.
- 117
وَمَنْ یَدْعُ مَعَ اللّٰهِ اِلٰهًا اٰخَرَۙ لَا بُرْهَانَ لَهُ بِهٖۙ فَاِنَّمَا حِسَابُهُ عِنْدَ رَبِّهٖؕ اِنَّهُ لَا یُفْلِحُ الْكَافِرُونَ ١١٧
Kim, hakkında hiçbir delili olmadığı halde Allah ile birlikte başka bir ilaha taparsa, onun hesabı ancak Rabbi katındadır. Şüphesiz kâfirler asla kurtuluşa eremezler.
- 118
وَقُلْ رَبِّ اغْفِرْ وَارْحَمْ وَاَنْتَ خَیْرُ الرَّاحِمٖینَ ١١٨
De ki: "Rabbim! Bağışla, merhamet et. Çünkü sen merhamet edenlerin en hayırlısısın!"
Diğer Sayfalar
Kur'an'ı uygulamada da okuyun
Çevrimdışı indirme, kilit ekranı kontrolleri ve arka planda kesintisiz dinleme için ücretsiz ve reklamsız 3ondokuz uygulamasını indirin.
Uygulamayı İndir