Kur'an-ı Kerim 488. Sayfa
Şûrâ — 25. cüz. Mushaf sayfasını okuyun, meal ve okunuşuna geçin.
Diyanet mushafının 488. sayfası: Şûrâ 45-51; 25. cüz. Yukarıdaki okuyucu bu sayfadan açılır; sağa kaydırarak sonraki sayfaya geçin, "Bu sayfayı okudum" ile ilerlemenizi işaretleyin. Sayfadaki sûreler: Şûrâ Suresi.
Sayfadaki Ayetler ve Meali
Şûrâ Suresi 45-51. ayetler
- 45
وَتَرٰیهُمْ یُعْرَضُونَ عَلَیْهَا خَاشِعٖینَ مِنَ الذُّلِّ یَنْظُرُونَ مِنْ طَرْفٍ خَفِیٍّؕ وَقَالَ الَّذٖینَ اٰمَنُٓوا اِنَّ الْخَاسِرٖینَ الَّذٖینَ خَسِرُٓوا اَنْفُسَهُمْ وَاَهْلٖیهِمْ یَوْمَ الْقِیٰمَةِؕ اَلَٓا اِنَّ الظَّالِمٖینَ فٖی عَذَابٍ مُقٖیمٍ ٤٥
Ateşe sunulurken onların zilletten başlarını öne eğmiş, göz ucuyla gizli gizli baktıklarını görürsün. İnananlar da, "İşte asıl ziyana uğrayanlar, kıyamet günü kendilerini ve ailelerini ziyana sokanlardır" diyecekler. İyi bilin ki zâlimler, sürekli bir azâp içindedirler.
- 46
وَمَا كَانَ لَهُمْ مِنْ اَوْلِیَٓاءَ یَنْصُرُونَهُمْ مِنْ دُونِ اللّٰهِؕ وَمَنْ یُضْلِلِ اللّٰهُ فَمَا لَهُ مِنْ سَبٖیلٍؕ ٤٦
Onların Allah'tan başka kendilerine yardım edecek dostları da yoktur. Allah kimi saptırırsa artık onun için hiçbir çıkar yol yoktur.
- 47
اِسْتَجٖیبُوا لِرَبِّكُمْ مِنْ قَبْلِ اَنْ یَاْتِیَ یَوْمٌ لَا مَرَدَّ لَهُ مِنَ اللّٰهِؕ مَا لَكُمْ مِنْ مَلْجَاٍ یَوْمَئِذٍ وَمَا لَكُمْ مِنْ نَكٖیرٍ ٤٧
Allah'tan, geri çevrilmesi imkansız olan bir gün gelmeden önce, Rabbinizin çağrısına uyun. O gün sizin için ne sığınacak bir yer vardır ne de (günahlarınızı), inkar edebilirsiniz!
- 48
فَاِنْ اَعْرَضُوا فَمَٓا اَرْسَلْنَاكَ عَلَیْهِمْ حَفٖیظًاؕ اِنْ عَلَیْكَ اِلَّا الْبَلَاغُؕ وَاِنَّٓا اِذَٓا اَذَقْنَا الْاِنْسَانَ مِنَّا رَحْمَةً فَرِحَ بِهَاؕ وَاِنْ تُصِبْهُمْ سَیِّئَةٌ بِمَا قَدَّمَتْ اَیْدٖیهِمْ فَاِنَّ الْاِنْسَانَ كَفُورٌ ٤٨
Eğer yüz çevirirlerse (bilesin ki), biz seni onlara bekçi göndermedik. Sana düşen, sadece tebliğdir. Gerçekten biz insana katımızdan bir rahmet tattırdığımızda ona sevinir; ama elleriyle yaptıkları işler yüzünden onlara bir kötülük dokunursa o zaman da insan pek nankördür.
- 49
لِلّٰهِ مُلْكُ السَّمٰوَاتِ وَالْاَرْضِؕ یَخْلُقُ مَا یَشَٓاءُؕ یَهَبُ لِمَنْ یَشَٓاءُ اِنَاثًا وَیَهَبُ لِمَنْ یَشَٓاءُ الذُّكُورَۙ ٤٩
Göklerin ve yerin mülkü (hükümranlığı) Allah'ındır. O, dilediğini yaratır. Dilediğine kız çocukları, dilediğine erkek çocukları verir.
- 50
اَوْ یُزَوِّجُهُمْ ذُكْرَانًا وَاِنَاثًاۚ وَیَجْعَلُ مَنْ یَشَٓاءُ عَقٖیمًاؕ اِنَّهُ عَلٖیمٌ قَدٖیرٌ ٥٠
Yahut o çocukları erkekler, dişiler olmak üzere çift verir, dilediği kimseyi de kısır yapar. Şüphesiz O, her şeyi hakkıyla bilendir, hakkıyla gücü yetendir.
- 51
وَمَا كَانَ لِبَشَرٍ اَنْ یُكَلِّمَهُ اللّٰهُ اِلَّا وَحْیًا اَوْ مِنْ وَرَٓائِ࣑ حِجَابٍ اَوْ یُرْسِلَ رَسُولًا فَیُوحِیَ بِاِذْنِهٖ مَا یَشَٓاءُؕ اِنَّهُ عَلِیٌّ حَكٖیمٌ ٥١
Allah bir insanla ancak vahiy yoluyla, yahut perde arkasından konuşur. Yahut bir elçi gönderip, izniyle ona dilediğini vahyeder. Şüphesiz O yücedir, hüküm ve hikmet sahibidir.
Diğer Sayfalar
Kur'an'ı uygulamada da okuyun
Çevrimdışı indirme, kilit ekranı kontrolleri ve arka planda kesintisiz dinleme için ücretsiz ve reklamsız 3ondokuz uygulamasını indirin.
Uygulamayı İndir