Kur'an-ı Kerim 373. Sayfa
Şuarâ — 19. cüz. Mushaf sayfasını okuyun, meal ve okunuşuna geçin.
Diyanet mushafının 373. sayfası: Şuarâ 137-159; 19. cüz. Yukarıdaki okuyucu bu sayfadan açılır; sağa kaydırarak sonraki sayfaya geçin, "Bu sayfayı okudum" ile ilerlemenizi işaretleyin. Sayfadaki sûreler: Şuarâ Suresi.
Sayfadaki Ayetler ve Meali
Şuarâ Suresi 137-159. ayetler
- 137
اِنْ هٰذَٓا اِلَّا خُلُقُ الْاَوَّلٖینَۙ ١٣٧
"Bu, öncekilerin geleneklerinden başka bir şey değildir."
- 138
وَمَا نَحْنُ بِمُعَذَّبٖینَۚ ١٣٨
"Biz azaba uğratılacak da değiliz."
- 139
فَكَذَّبُوهُ فَاَهْلَكْنَاهُمْؕ اِنَّ فٖی ذٰلِكَ لَاٰیَةًؕ وَمَا كَانَ اَكْثَرُهُمْ مُؤْمِنٖینَ ١٣٩
Böylece onlar Hûd'u yalanladılar. Biz de bu yüzden onları helak ettik. Şüphesiz bunda bir ibret vardır. Onların çoğu ise iman etmiş değillerdir.
- 140
وَاِنَّ رَبَّكَ لَهُوَ الْعَزٖیزُ الرَّحٖیمُࣖ ١٤٠
Şüphesiz senin Rabbin mutlak güç sahibi ve çok merhametli olandır.
- 141
كَذَّبَتْ ثَمُودُ الْمُرْسَلٖینَۚ ١٤١
Semûd kavmi de Peygamberleri yalanladı.
- 142
اِذْ قَالَ لَهُمْ اَخُوهُمْ صَالِحٌ اَلَا تَتَّقُونَۚ ١٤٢
Hani kardeşleri Salih onlara şöyle demişti: "Allah'a karşı gelmekten sakınmaz mısınız?"
- 143
اِنّٖی لَكُمْ رَسُولٌ اَمٖینٌۙ ١٤٣
"Ben size gönderilmiş güvenilir bir peygamberim."
- 144
فَاتَّقُوا اللّٰهَ وَاَطٖیعُونِۚ ١٤٤
"Öyle ise Allah'a karşı gelmekten sakının ve bana itaat edin!"
- 145
وَمَٓا اَسْـَٔلُكُمْ عَلَیْهِ مِنْ اَجْرٍۚ اِنْ اَجْرِیَ اِلَّا عَلٰى رَبِّ الْعَالَمٖینَؕ ١٤٥
"Buna karşılık sizden hiçbir ücret istemiyorum. Benim ücretim ancak âlemlerin Rabbi olan Allah'a aittir."
- 146
اَتُتْرَكُونَ فٖی مَا هٰهُنَٓا اٰمِنٖینَۙ ١٤٦
"Siz buradaki bahçelerde, pınar başlarında, ekinlerde, meyveleri olgunlaşmış hurmalıklarda güven içinde bırakılacak mısınız?" (146-148)
- 147
فٖی جَنَّاتٍ وَعُیُونٍۙ ١٤٧
"Siz buradaki bahçelerde, pınar başlarında, ekinlerde, meyveleri olgunlaşmış hurmalıklarda güven içinde bırakılacak mısınız?" (146-148)
- 148
وَزُرُوعٍ وَنَخْلٍ طَلْعُهَا هَضٖیمٌۚ ١٤٨
"Siz buradaki bahçelerde, pınar başlarında, ekinlerde, meyveleri olgunlaşmış hurmalıklarda güven içinde bırakılacak mısınız?" (146-148)
- 149
وَتَنْحِتُونَ مِنَ الْجِبَالِ بُیُوتًا فَارِهٖینَۚ ١٤٩
"Bir de dağlardan ustalıkla evler yontuyorsunuz."
- 150
فَاتَّقُوا اللّٰهَ وَاَطٖیعُونِۚ ١٥٠
"Artık Allah'a karşı gelmekten sakının ve bana itaat edin."
- 151
وَلَا تُطٖیعُٓوا اَمْرَ الْمُسْرِفٖینَۙ ١٥١
"Yeryüzünde ıslaha çalışmayıp fesat çıkaran haddi aşmışların emrine itaat etmeyin." (151-152)
- 152
اَلَّذٖینَ یُفْسِدُونَ فِی الْاَرْضِ وَلَا یُصْلِحُونَ ١٥٢
"Yeryüzünde ıslaha çalışmayıp fesat çıkaran haddi aşmışların emrine itaat etmeyin." (151-152)
- 153
قَالُٓوا اِنَّمَٓا اَنْتَ مِنَ الْمُسَحَّرٖینَۚ ١٥٣
Dediler ki: "Sen ancak büyülenmişlerdensin."
- 154
مَٓا اَنْتَ اِلَّا بَشَرٌ مِثْلُنَاۚ فَاْتِ بِاٰیَةٍ اِنْ كُنْتَ مِنَ الصَّادِقٖینَ ١٥٤
"Sen de ancak bizim gibi bir beşersin. Eğer doğru söyleyenlerden isen haydi bize bir mucize getir."
- 155
قَالَ هٰذِهٖ نَاقَةٌ لَهَا شِرْبٌ وَلَكُمْ شِرْبُ یَوْمٍ مَعْلُومٍۚ ١٥٥
Salih, şöyle dedi: "İşte bir dişi deve! Onun (belli bir gün) su içme hakkı var, sizin de belli bir gün su içme hakkınız vardır."
- 156
وَلَا تَمَسُّوهَا بِسُٓوءٍ فَیَاْخُذَكُمْ عَذَابُ یَوْمٍ عَظٖیمٍ ١٥٦
"Sakın ona bir kötülük dokundurmayın. Yoksa büyük bir günün azabı sizi yakalar."
- 157
فَعَقَرُوهَا فَاَصْبَحُوا نَادِمٖینَۙ ١٥٧
Derken onu kestiler, fakat pişman oldular.
- 158
فَاَخَذَهُمُ الْعَذَابُؕ اِنَّ فٖی ذٰلِكَ لَاٰیَةًؕ وَمَا كَانَ اَكْثَرُهُمْ مُؤْمِنٖینَ ١٥٨
Böylece onları azap yakaladı. Şüphesiz bunda bir ibret vardır. Onların çoğu ise iman etmiş değillerdir.
- 159
وَاِنَّ رَبَّكَ لَهُوَ الْعَزٖیزُ الرَّحٖیمُࣖ ١٥٩
Şüphesiz senin Rabbin mutlak güç sahibi ve çok merhametli olandır.
Diğer Sayfalar
Kur'an'ı uygulamada da okuyun
Çevrimdışı indirme, kilit ekranı kontrolleri ve arka planda kesintisiz dinleme için ücretsiz ve reklamsız 3ondokuz uygulamasını indirin.
Uygulamayı İndir