Kur'an-ı Kerim 496. Sayfa
Duhân — 25. cüz. Mushaf sayfasını okuyun, meal ve okunuşuna geçin.
Diyanet mushafının 496. sayfası: Duhân 1-18; 25. cüz. Yukarıdaki okuyucu bu sayfadan açılır; sağa kaydırarak sonraki sayfaya geçin, "Bu sayfayı okudum" ile ilerlemenizi işaretleyin. Sayfadaki sûreler: Duhân Suresi.
Sayfadaki Ayetler ve Meali
Duhân Suresi 1-18. ayetler
- 1
حٰمٓؕ ١
Hâ Mîm.
- 2
وَالْكِتَابِ الْمُبٖینِۙ ٢
Apaçık olan Kitab'a andolsun ki, biz onu mübârek bir gecede indirdik. Şüphesiz biz insanları uyarmaktayız. (2-3)
- 3
اِنَّٓا اَنْزَلْنَاهُ فٖی لَیْلَةٍ مُبَارَكَةٍ اِنَّا كُنَّا مُنْذِرٖینَ ٣
Apaçık olan Kitab'a andolsun ki, biz onu mübârek bir gecede indirdik. Şüphesiz biz insanları uyarmaktayız. (2-3)
- 4
فٖیهَا یُفْرَقُ كُلُّ اَمْرٍ حَكٖیمٍؕ ٤
Katımızdan bir emirle her hikmetli iş o gecede ayırt edilir. Eğer kesin olarak inanıyorsanız, Rabbinden; göklerin, yerin ve bu ikisi arasındakilerin Rabbinden bir rahmet olarak biz peygamberler göndermekteyiz. O hakkıyla işitendir, hakkıyla bilendir. (4-7)
- 5
اَمْرًا مِنْ عِنْدِنَاؕ اِنَّا كُنَّا مُرْسِلٖینَۚ ٥
Katımızdan bir emirle her hikmetli iş o gecede ayırt edilir. Eğer kesin olarak inanıyorsanız, Rabbinden; göklerin, yerin ve bu ikisi arasındakilerin Rabbinden bir rahmet olarak biz peygamberler göndermekteyiz. O hakkıyla işitendir, hakkıyla bilendir. (4-7)
- 6
رَحْمَةً مِنْ رَبِّكَؕ اِنَّهُ هُوَ السَّمٖیعُ الْعَلٖیمُۙ ٦
Katımızdan bir emirle her hikmetli iş o gecede ayırt edilir. Eğer kesin olarak inanıyorsanız, Rabbinden; göklerin, yerin ve bu ikisi arasındakilerin Rabbinden bir rahmet olarak biz peygamberler göndermekteyiz. O hakkıyla işitendir, hakkıyla bilendir. (4-7)
- 7
رَبِّ السَّمٰوَاتِ وَالْاَرْضِ وَمَا بَیْنَهُمَاۘ اِنْ كُنْتُمْ مُوقِنٖینَ ٧
Katımızdan bir emirle her hikmetli iş o gecede ayırt edilir. Eğer kesin olarak inanıyorsanız, Rabbinden; göklerin, yerin ve bu ikisi arasındakilerin Rabbinden bir rahmet olarak biz peygamberler göndermekteyiz. O hakkıyla işitendir, hakkıyla bilendir. (4-7)
- 8
لَٓا اِلٰهَ اِلَّا هُوَ یُحْيٖ وَیُمٖیتُؕ رَبُّكُمْ وَرَبُّ اٰبَٓائِكُمُ الْاَوَّلٖینَ ٨
Ondan başka hiçbir ilâh yoktur. Yaşatır, öldürür. O, sizin de Rabbiniz, önceki atalarınızın da Rabbidir.
- 9
بَلْ هُمْ فٖی شَكٍّ یَلْعَبُونَ ٩
Fakat onlar, şüphe içinde eğlenip duruyorlar.
- 10
فَارْتَقِبْ یَوْمَ تَاْتِی السَّمَٓاءُ بِدُخَانٍ مُبٖینٍۙ ١٠
Göğün açık bir duman getireceği günü bekle.
- 11
یَغْشَى النَّاسَؕ هٰذَا عَذَابٌ اَلٖیمٌ ١١
(O duman) insanları bürür. Bu, elem dolu bir azaptır.
- 12
رَبَّنَا اكْشِفْ عَنَّا الْعَذَابَ اِنَّا مُؤْمِنُونَ ١٢
İnsanlar, "Rabbimiz! Bu azabı bizden kaldır, çünkü biz artık inanıyoruz" derler.
- 13
اَنّٰى لَهُمُ الذِّكْرٰى وَقَدْ جَٓاءَهُمْ رَسُولٌ مُبٖینٌۙ ١٣
Nerede onlarda öğüt almak?! Oysa kendilerine (gerçeği) açıklayan bir peygamber gelmişti.
- 14
ثُمَّ تَوَلَّوْا عَنْهُ وَقَالُوا مُعَلَّمٌ مَجْنُونٌۘ ١٤
Sonra ondan yüz çevirdiler ve "Bu bir öğretilmiş, bu bir deli!" dediler.
- 15
اِنَّا كَاشِفُوا الْعَذَابِ قَلٖیلًا اِنَّكُمْ عَٓائِدُونَۘ ١٥
Biz bu azabı kısa bir süre kaldıracağız, siz de yine eski halinize döneceksiniz.
- 16
یَوْمَ نَبْطِشُ الْبَطْشَةَ الْكُبْرٰىۚ اِنَّا مُنْتَقِمُونَ ١٦
Onları o en şiddetli yakalayışla yakalayacağımız günü hatırla. Şüphesiz biz öcümüzü alırız.
- 17
وَلَقَدْ فَتَنَّا قَبْلَهُمْ قَوْمَ فِرْعَوْنَ وَجَٓاءَهُمْ رَسُولٌ كَرٖیمٌۙ ١٧
Andolsun, onlardan önce Firavun kavmini sınamıştık. Onlara değerli bir peygamber (Mûsâ) gelmişti.
- 18
اَنْ اَدُّٓوا اِلَیَّ عِبَادَ اللّٰهِؕ اِنّٖی لَكُمْ رَسُولٌ اَمٖینٌۙ ١٨
O şöyle demişti: "Allah'ın kullarını (esaret altındaki İsrailoğullarını) bana teslim edin. Çünkü ben güvenilir bir peygamberim."
Diğer Sayfalar
Kur'an'ı uygulamada da okuyun
Çevrimdışı indirme, kilit ekranı kontrolleri ve arka planda kesintisiz dinleme için ücretsiz ve reklamsız 3ondokuz uygulamasını indirin.
Uygulamayı İndir