Kur'an-ı Kerim 152. Sayfa
A'râf — 8. cüz. Mushaf sayfasını okuyun, meal ve okunuşuna geçin.
Diyanet mushafının 152. sayfası: A'râf 12-22; 8. cüz. Yukarıdaki okuyucu bu sayfadan açılır; sağa kaydırarak sonraki sayfaya geçin, "Bu sayfayı okudum" ile ilerlemenizi işaretleyin. Sayfadaki sûreler: A'râf Suresi.
Sayfadaki Ayetler ve Meali
A'râf Suresi 12-22. ayetler
- 12
قَالَ مَا مَنَعَكَ اَلَّا تَسْجُدَ اِذْ اَمَرْتُكَؕ قَالَ اَنَا࣑ خَیْرٌ مِنْهُۚ خَلَقْتَنٖی مِنْ نَارٍ وَخَلَقْتَهُ مِنْ طٖینٍ ١٢
Allah, "Sana emrettiğim zaman seni saygı ile eğilmekten ne alıkoydu?" dedi. (O da) "Ben ondan hayırlıyım. Çünkü beni ateşten yarattın. Onu ise çamurdan yarattın" dedi.
- 13
قَالَ فَاهْبِطْ مِنْهَا فَمَا یَكُونُ لَكَ اَنْ تَتَكَبَّرَ فٖیهَا فَاخْرُجْ اِنَّكَ مِنَ الصَّاغِرٖینَ ١٣
Allah, "Şimdi in aşağı oradan. Çünkü senin orada büyüklük taslamak haddine değil! Hemen çık! Çünkü sen aşağılıklardansın" dedi.
- 14
قَالَ اَنْظِرْنٖٓی اِلٰى یَوْمِ یُبْعَثُونَ ١٤
Şeytan dedi ki: "(Öyle ise) bana insanların tekrar diriltilecekleri güne kadar süre ver."
- 15
قَالَ اِنَّكَ مِنَ الْمُنْظَرٖینَ ١٥
Allah da, "Sen süre verilenlerdensin" dedi.
- 16
قَالَ فَبِمَٓا اَغْوَیْتَنٖی لَاَقْعُدَنَّ لَهُمْ صِرَاطَكَ الْمُسْتَقٖیمَۙ ١٦
Şeytan dedi ki: "(Öyle ise) beni azdırmana karşılık, yemin ederim ki, ben de onları saptırmak için senin dosdoğru yolunun üzerinde elbette oturacağım."
- 17
ثُمَّ لَاٰتِیَنَّهُمْ مِنْ بَیْنِ اَیْدٖیهِمْ وَمِنْ خَلْفِهِمْ وَعَنْ اَیْمَانِهِمْ وَعَنْ شَمَٓائِلِهِمْؕ وَلَا تَجِدُ اَكْثَرَهُمْ شَاكِرٖینَ ١٧
"Sonra (pusu kurup) onlara önlerinden, arkalarından, sağlarından ve sollarından sokulacağım ve sen onların çoğunu şükreden (kimse)ler bulamayacaksın."
- 18
قَالَ اخْرُجْ مِنْهَا مَذْؤُ࣒مًا مَدْحُورًاؕ لَمَنْ تَبِعَكَ مِنْهُمْ لَاَمْلَــَٔنَّ جَهَنَّمَ مِنْكُمْ اَجْمَعٖینَ ١٨
Allah dedi ki: "Yerilmiş ve kovulmuş olarak çık oradan. Andolsun, onlardan sana kim uyarsa sizin, hepinizi cehenneme doldururum."
- 19
وَیَٓا اٰدَمُ اسْكُنْ اَنْتَ وَزَوْجُكَ الْجَنَّةَ فَكُلَا مِنْ حَیْثُ شِئْتُمَا وَلَا تَقْرَبَا هٰذِهِ الشَّجَرَةَ فَتَكُونَا مِنَ الظَّالِمٖینَ ١٩
"Ey Âdem! Sen ve eşin cennette kalın. Dilediğiniz yerden yiyin. Fakat şu ağaca yaklaşmayın. Yoksa zalimlerden olursunuz."
- 20
فَوَسْوَسَ لَهُمَا الشَّیْطَانُ لِیُبْدِیَ لَهُمَا مَا وُ࣒رِیَ عَنْهُمَا مِنْ سَوْاٰتِهِمَا وَقَالَ مَا نَهٰیكُمَا رَبُّكُمَا عَنْ هٰذِهِ الشَّجَرَةِ اِلَّٓا اَنْ تَكُونَا مَلَكَیْنِ اَوْ تَكُونَا مِنَ الْخَالِدٖینَ ٢٠
Derken seytan, kendilerinden gizlenmis olan avret yerlerini onlara açmak için kendilerine vesvese verdi ve dedi ki:(Öyle ise, yasak agacin meyvesinden yiyin ki melek olasiniz yahut cennet'te ebediyyen kalasiniz)" Rabbiniz size bu agaci ancak, melek olmayasiniz, ya da (cennette) ebedi kalacaklardan olmayasiniz diye yasakladi."
- 21
وَقَاسَمَهُمَٓا اِنّٖی لَكُمَا لَمِنَ النَّاصِحٖینَۙ ٢١
"Şüphesiz ben size öğüt verenlerdenim" diye de onlara yemin etti.
- 22
فَدَلّٰیهُمَا بِغُرُورٍۚ فَلَمَّا ذَاقَا الشَّجَرَةَ بَدَتْ لَهُمَا سَوْاٰتُهُمَا وَطَفِقَا یَخْصِفَانِ عَلَیْهِمَا مِنْ وَرَقِ الْجَنَّةِؕ وَنَادٰیهُمَا رَبُّهُمَٓا اَلَمْ اَنْهَكُمَا عَنْ تِلْكُمَا الشَّجَرَةِ وَاَقُلْ لَكُمَٓا اِنَّ الشَّیْطَانَ لَكُمَا عَدُوٌّ مُبٖینٌ ٢٢
Bu sûretle onları kandırarak yasağa sürükledi. Ağaçtan tattıklarında kendilerine avret yerleri göründü. Derhal üzerlerini cennet yapraklarıyla örtmeye başladılar. Rableri onlara, "Ben size bu ağacı yasaklamadım mı? Şeytan size apaçık bir düşmandır, demedim mi?" diye seslendi.
Diğer Sayfalar
Kur'an'ı uygulamada da okuyun
Çevrimdışı indirme, kilit ekranı kontrolleri ve arka planda kesintisiz dinleme için ücretsiz ve reklamsız 3ondokuz uygulamasını indirin.
Uygulamayı İndir