Kur'an-ı Kerim 210. Sayfa
Yûnus — 11. cüz. Mushaf sayfasını okuyun, meal ve okunuşuna geçin.
Diyanet mushafının 210. sayfası: Yûnus 15-20; 11. cüz. Yukarıdaki okuyucu bu sayfadan açılır; sağa kaydırarak sonraki sayfaya geçin, "Bu sayfayı okudum" ile ilerlemenizi işaretleyin. Sayfadaki sûreler: Yûnus Suresi.
Sayfadaki Ayetler ve Meali
Yûnus Suresi 15-20. ayetler
- 15
وَاِذَا تُتْلٰى عَلَیْهِمْ اٰیَاتُنَا بَیِّنَاتٍۙ قَالَ الَّذٖینَ لَا یَرْجُونَ لِقَٓاءَنَا ائْتِ بِقُرْاٰنٍ غَیْرِ هٰذَٓا اَوْ بَدِّلْهُؕ قُلْ مَا یَكُونُ لٖٓی اَنْ اُبَدِّلَهُ مِنْ تِلْقَٓائِ࣑ نَفْسٖیۚ اِنْ اَتَّبِعُ اِلَّا مَا یُوحٰٓى اِلَیَّۚ اِنّٖٓی اَخَافُ اِنْ عَصَیْتُ رَبّٖی عَذَابَ یَوْمٍ عَظٖیمٍ ١٥
Âyetlerimiz kendilerine apaçık birer delil olarak okunduğunda, (öldükten sonra) bize kavuşmayı ummayanlar, "Ya (bize) bundan başka bir Kur'an getir veya onu değiştir" dediler. De ki: "Onu kendiliğimden değiştirmem benim için olacak şey değildir. Ben ancak bana vahyolunana uyarım. Eğer Rabbime isyan edecek olursam, elbette büyük bir günün azabından korkarım."
- 16
قُلْ لَوْ شَٓاءَ اللّٰهُ مَا تَلَوْتُهُ عَلَیْكُمْ وَلَٓا اَدْرٰیكُمْ بِهٖؗ فَقَدْ لَبِثْتُ فٖیكُمْ عُمُرًا مِنْ قَبْلِهٖؕ اَفَلَا تَعْقِلُونَ ١٦
De ki: "Eğer Allah dileseydi, ben size onu okumazdım, Allah da size onu bildirmezdi. Ben sizin aranızda bundan (Kur'an'ın inişinden) önce (kırk yıllık) bir ömür yaşadım. Hiç düşünmüyor musunuz?"
- 17
فَمَنْ اَظْلَمُ مِمَّنِ افْتَرٰى عَلَى اللّٰهِ كَذِبًا اَوْ كَذَّبَ بِاٰیَاتِهٖؕ اِنَّهُ لَا یُفْلِحُ الْمُجْرِمُونَ ١٧
Artık, Allah'a karşı yalan uydurandan veya O'nun âyetlerini yalanlayandan daha zâlim kimdir? Şüphe yok ki (böyle) suçlular asla kurtuluşa ermezler.
- 18
وَیَعْبُدُونَ مِنْ دُونِ اللّٰهِ مَا لَا یَضُرُّهُمْ وَلَا یَنْفَعُهُمْ وَیَقُولُونَ هٰٓؤُ࣑لَٓاءِ شُفَعَٓاؤُ࣑نَا عِنْدَ اللّٰهِؕ قُلْ اَتُنَبِّؤُ࣒نَ اللّٰهَ بِمَا لَا یَعْلَمُ فِی السَّمٰوَاتِ وَلَا فِی الْاَرْضِؕ سُبْحَانَهُ وَتَعَالٰى عَمَّا یُشْرِكُونَ ١٨
Allah'ı bırakıp, kendilerine ne zarar, ne de fayda verebilecek şeylere tapıyorlar ve "İşte bunlar Allah katında bizim şefaatçılarımızdır" diyorlar. De ki: "Siz, Allah'a göklerde ve yerde onun bilmediği bir şeyi mi haber veriyorsunuz!? O, onların ortak koştukları şeylerden uzaktır, yücedir."
- 19
وَمَا كَانَ النَّاسُ اِلَّٓا اُمَّةً وَاحِدَةً فَاخْتَلَفُواؕ وَلَوْلَا كَلِمَةٌ سَبَقَتْ مِنْ رَبِّكَ لَقُضِیَ بَیْنَهُمْ فٖیمَا فٖیهِ یَخْتَلِفُونَ ١٩
İnsanlar (başlangıçta tevhit inancına bağlı) tek bir ümmet idiler; sonra ayrılığa düştüler. Eğer (azabın ertelenmesiyle ilgili olarak ezelde) Rabbinden bir söz geçmiş olmasaydı, ayrılığa düştükleri hususlarda aralarında derhal hüküm verilir (işleri bitirilir)di.
- 20
وَیَقُولُونَ لَوْلَٓا اُنْزِلَ عَلَیْهِ اٰیَةٌ مِنْ رَبِّهٖۚ فَقُلْ اِنَّمَا الْغَیْبُ لِلّٰهِ فَانْتَظِرُواۚ اِنّٖی مَعَكُمْ مِنَ الْمُنْتَظِرٖینَࣖ ٢٠
"Ona (peygambere) Rabbinden bir mucize indirilse ya!" diyorlar. De ki: "Gayb ancak Allah'ındır. Bekleyin, şüphesiz ben de sizinle birlikte bekleyenlerdenim!"
Diğer Sayfalar
Kur'an'ı uygulamada da okuyun
Çevrimdışı indirme, kilit ekranı kontrolleri ve arka planda kesintisiz dinleme için ücretsiz ve reklamsız 3ondokuz uygulamasını indirin.
Uygulamayı İndir