Kur'an-ı Kerim 342. Sayfa
Mü'minûn — 18. cüz. Mushaf sayfasını okuyun, meal ve okunuşuna geçin.
Diyanet mushafının 342. sayfası: Mü'minûn 1-17; 18. cüz. Yukarıdaki okuyucu bu sayfadan açılır; sağa kaydırarak sonraki sayfaya geçin, "Bu sayfayı okudum" ile ilerlemenizi işaretleyin. Sayfadaki sûreler: Mü'minûn Suresi.
Sayfadaki Ayetler ve Meali
Mü'minûn Suresi 1-17. ayetler
- 1
قَدْ اَفْلَحَ الْمُؤْمِنُونَۙ ١
Mü'minler gerçekten kurtuluşa ermişlerdir.
- 2
اَلَّذٖینَ هُمْ فٖی صَلَاتِهِمْ خَاشِعُونَۙ ٢
Onlar ki, namazlarında derin saygı içindedirler.
- 3
وَالَّذٖینَ هُمْ عَنِ اللَّغْوِ مُعْرِضُونَۙ ٣
Onlar ki, faydasız işlerden ve boş sözlerden yüz çevirirler.
- 4
وَالَّذٖینَ هُمْ لِلزَّكٰوةِ فَاعِلُونَۙ ٤
Onlar ki, zekatı öderler.
- 5
وَالَّذٖینَ هُمْ لِفُرُوجِهِمْ حَافِظُونَۙ ٥
Onlar ki, ırzlarını korurlar.
- 6
اِلَّا عَلٰٓى اَزْوَاجِهِمْ اَوْ مَا مَلَكَتْ اَیْمَانُهُمْ فَاِنَّهُمْ غَیْرُ مَلُومٖینَۚ ٦
Ancak eşleri ve ellerinin altında bulunan cariyeleri bunun dışındadır. Onlarla ilişkilerinden dolayı kınanmazlar.
- 7
فَمَنِ ابْتَغٰى وَرَٓاءَ ذٰلِكَ فَاُو࣑لٰٓئِكَ هُمُ الْعَادُونَۚ ٧
Kim bunun ötesine geçmek isterse, işte onlar haddi aşanlardır.
- 8
وَالَّذٖینَ هُمْ لِاَمَانَاتِهِمْ وَعَهْدِهِمْ رَاعُونَۙ ٨
Yine onlar ki, emanetlerine ve verdikleri sözlere riâyet ederler.
- 9
وَالَّذٖینَ هُمْ عَلٰى صَلَوَاتِهِمْ یُحَافِظُونَۘ ٩
Onlar ki, namazlarını kılmaya devam ederler.
- 10
اُو࣑لٰٓئِكَ هُمُ الْوَارِثُونَۙ ١٠
İşte bunlar varis olanların ta kendileridir.
- 11
اَلَّذٖینَ یَرِثُونَ الْفِرْدَوْسَؕ هُمْ فٖیهَا خَالِدُونَ ١١
Onlar Firdevs cennetlerine varis olurlar. Onlar orada ebedî kalacaklardır.
- 12
وَلَقَدْ خَلَقْنَا الْاِنْسَانَ مِنْ سُلَالَةٍ مِنْ طٖینٍۚ ١٢
Andolsun, biz insanı, çamurdan (süzülmüş) bir özden yarattık.
- 13
ثُمَّ جَعَلْنَاهُ نُطْفَةً فٖی قَرَارٍ مَكٖینٍࣕ ١٣
Sonra onu az bir su (meni) halinde sağlam bir karargaha (ana rahmine) yerleştirdik.
- 14
ثُمَّ خَلَقْنَا النُّطْفَةَ عَلَقَةً فَخَلَقْنَا الْعَلَقَةَ مُضْغَةً فَخَلَقْنَا الْمُضْغَةَ عِظَامًا فَكَسَوْنَا الْعِظَامَ لَحْمًاࣗ ثُمَّ اَنْشَاْنَاهُ خَلْقًا اٰخَرَؕ فَتَبَارَكَ اللّٰهُ اَحْسَنُ الْخَالِقٖینَؕ ١٤
Sonra bu az suyu "alaka" haline getirdik. Alakayı da "mudga" yaptık. Bu "mudga"yı da kemiklere dönüştürdük ve bu kemiklere de et giydirdik. Nihayet onu bambaşka bir yaratık olarak ortaya çıkardık. Yaratanların en güzeli olan Allah'ın şânı ne yücedir!
- 15
ثُمَّ اِنَّكُمْ بَعْدَ ذٰلِكَ لَمَیِّتُونَؕ ١٥
Sonra (ey insanlar) siz bunun ardından muhakkak öleceksiniz.
- 16
ثُمَّ اِنَّكُمْ یَوْمَ الْقِیٰمَةِ تُبْعَثُونَ ١٦
Sonra yine muhakkak siz, kıyamet gününde (tekrar) diriltileceksiniz.
- 17
وَلَقَدْ خَلَقْنَا فَوْقَكُمْ سَبْعَ طَرَٓائِقَࣗ وَمَا كُنَّا عَنِ الْخَلْقِ غَافِلٖینَ ١٧
Andolsun, biz sizin üzerinizde yedi yol yarattık. Biz yarattıklarımızdan habersiz değiliz.
Diğer Sayfalar
Kur'an'ı uygulamada da okuyun
Çevrimdışı indirme, kilit ekranı kontrolleri ve arka planda kesintisiz dinleme için ücretsiz ve reklamsız 3ondokuz uygulamasını indirin.
Uygulamayı İndir