Kur'an-ı Kerim 472. Sayfa
Mü'min — 24. cüz. Mushaf sayfasını okuyun, meal ve okunuşuna geçin.
Diyanet mushafının 472. sayfası: Mü'min 41-49; 24. cüz. Yukarıdaki okuyucu bu sayfadan açılır; sağa kaydırarak sonraki sayfaya geçin, "Bu sayfayı okudum" ile ilerlemenizi işaretleyin. Sayfadaki sûreler: Mü'min Suresi.
Sayfadaki Ayetler ve Meali
Mü'min Suresi 41-49. ayetler
- 41
وَیَا قَوْمِ مَا لٖٓی اَدْعُوكُمْ اِلَى النَّجٰوةِ وَتَدْعُونَنٖٓی اِلَى النَّارِؕ ٤١
"Ey kavmim! Bu ne hal? Ben sizi kurtuluşa çağırıyorum, siz ise beni ateşe çağırıyorsunuz."
- 42
تَدْعُونَنٖی لِاَكْفُرَ بِاللّٰهِ وَاُشْرِكَ بِهٖ مَا لَیْسَ لٖی بِهٖ عِلْمٌؗ وَاَنَا࣑ اَدْعُوكُمْ اِلَى الْعَزٖیزِ الْغَفَّارِ ٤٢
"Siz beni Allah'ı inkâr etmeye ve hakkında hiçbir bilgim olmayan şeyleri ona ortak koşmaya çağırıyorsunuz. Ben ise sizi mutlak güç sahibine, çok bağışlayana (Allah'a) çağırıyorum."
- 43
لَا جَرَمَ اَنَّمَا تَدْعُونَنٖٓی اِلَیْهِ لَیْسَ لَهُ دَعْوَةٌ فِی الدُّنْیَا وَلَا فِی الْاٰخِرَةِ وَاَنَّ مَرَدَّنَٓا اِلَى اللّٰهِ وَاَنَّ الْمُسْرِفٖینَ هُمْ اَصْحَابُ النَّارِ ٤٣
"Şüphe yok ki sizin beni tapmaya çağırdığınız şeyin ne dünya ne de ahiret konusunda hiçbir çağrısı yoktur. Kuşkusuz dönüşümüz Allah'adır. Şüphesiz, aşırı gidenler cehennemliklerin ta kendileridir."
- 44
فَسَتَذْكُرُونَ مَٓا اَقُولُ لَكُمْؕ وَاُفَوِّضُ اَمْرٖٓی اِلَى اللّٰهِؕ اِنَّ اللّٰهَ بَصٖیرٌ بِالْعِبَادِ ٤٤
"Size söylediklerimi hatırlayacaksınız. Ben işimi Allah'a havale ediyorum. Şüphesiz Allah kullarını hakkıyla görendir."
- 45
فَوَقٰیهُ اللّٰهُ سَیِّــَٔاتِ مَا مَكَرُوا وَحَاقَ بِاٰلِ فِرْعَوْنَ سُٓوءُ الْعَذَابِۚ ٤٥
Allah onu, onların hilelerinin kötülüklerinden korudu. Firavun ailesini, azâbın en kötüsü kuşattı.
- 46
اَلنَّارُ یُعْرَضُونَ عَلَیْهَا غُدُوًّا وَعَشِیًّاۚ وَیَوْمَ تَقُومُ السَّاعَةُࣞ اَدْخِلُٓوا اٰلَ فِرْعَوْنَ اَشَدَّ الْعَذَابِ ٤٦
(Öyle bir) ateş ki, onlar sabah-akşam ona sunulurlar. Kıyametin kopacağı günde de, "Firavun ailesini azabın en şiddetlisine sokun" denilecektir.
- 47
وَاِذْ یَتَحَٓاجُّونَ فِی النَّارِ فَیَقُولُ الضُّعَفٰٓؤُ࣑ا لِلَّذٖینَ اسْتَكْبَرُٓوا اِنَّا كُنَّا لَكُمْ تَبَعًا فَهَلْ اَنْتُمْ مُغْنُونَ عَنَّا نَصٖیبًا مِنَ النَّارِ ٤٧
Ateşin içinde birbirleriyle tartışırlarken, zayıf olanlar, büyüklük taslayanlara, "Biz size uymuş kimselerdik. Şimdi şu ateşin bir kısmını üzerimizden kaldırabilir misiniz?" derler.
- 48
قَالَ الَّذٖینَ اسْتَكْبَرُٓوا اِنَّا كُلٌّ فٖیهَٓا اِنَّ اللّٰهَ قَدْ حَكَمَ بَیْنَ الْعِبَادِ ٤٨
Büyüklük taslayanlar ise şöyle derler: "Biz hepimiz ateşin içindeyiz. Şüphesiz Allah kullar arasında (böyle) hüküm vermiştir."
- 49
وَقَالَ الَّذٖینَ فِی النَّارِ لِخَزَنَةِ جَهَنَّمَ ادْعُوا رَبَّكُمْ یُخَفِّفْ عَنَّا یَوْمًا مِنَ الْعَذَابِ ٤٩
Ateşte olanlar cehennem bekçilerine, "Rabbinize yalvarın da (hiç değilse) bir gün bizden azabı hafifletsin" derler.
Diğer Sayfalar
Kur'an'ı uygulamada da okuyun
Çevrimdışı indirme, kilit ekranı kontrolleri ve arka planda kesintisiz dinleme için ücretsiz ve reklamsız 3ondokuz uygulamasını indirin.
Uygulamayı İndir