Kur'an-ı Kerim 439. Sayfa
Fâtır — 22. cüz. Mushaf sayfasını okuyun, meal ve okunuşuna geçin.
Diyanet mushafının 439. sayfası: Fâtır 39-44; 22. cüz. Yukarıdaki okuyucu bu sayfadan açılır; sağa kaydırarak sonraki sayfaya geçin, "Bu sayfayı okudum" ile ilerlemenizi işaretleyin. Sayfadaki sûreler: Fâtır Suresi.
Sayfadaki Ayetler ve Meali
Fâtır Suresi 39-44. ayetler
- 39
هُوَ الَّذٖی جَعَلَكُمْ خَلَٓائِفَ فِی الْاَرْضِؕ فَمَنْ كَفَرَ فَعَلَیْهِ كُفْرُهُؕ وَلَا یَزٖیدُ الْكَافِرٖینَ كُفْرُهُمْ عِنْدَ رَبِّهِمْ اِلَّا مَقْتًاۚ وَلَا یَزٖیدُ الْكَافِرٖینَ كُفْرُهُمْ اِلَّا خَسَارًا ٣٩
O, sizi yeryüzünde halifeler kılandır. Artık kim inkar ederse inkarı kendi aleyhinedir. İnkarcıların inkarı, Rableri katında ancak uğrayacakları gazabı artırır. İnkarcıların inkarı, ancak ziyanlarını arttırır.
- 40
قُلْ اَرَاَیْتُمْ شُرَكَٓاءَكُمُ الَّذٖینَ تَدْعُونَ مِنْ دُونِ اللّٰهِؕ اَرُونٖی مَاذَا خَلَقُوا مِنَ الْاَرْضِ اَمْ لَهُمْ شِرْكٌ فِی السَّمٰوَاتِۚ اَمْ اٰتَیْنَاهُمْ كِتَابًا فَهُمْ عَلٰى بَیِّنَتٍ مِنْهُۚ بَلْ اِنْ یَعِدُ الظَّالِمُونَ بَعْضُهُمْ بَعْضًا اِلَّا غُرُورًا ٤٠
De ki: "Allah'ı bırakıp da taptığınız ortaklarınızı gördünüz mü? Gösterin bana, onlar yerden ne yaratmışlardır?" Yoksa onların göklerde bir ortaklıkları mı var? Yoksa kendilerine bir kitap verdik de, o kitaptan, açık bir delile mi sahip bulunuyorlar? Hayır, zalimler birbirlerine aldatmadan başka hiçbir şey vaadetmezler.
- 41
اِنَّ اللّٰهَ یُمْسِكُ السَّمٰوَاتِ وَالْاَرْضَ اَنْ تَزُولَاۚ وَلَئِنْ زَالَتَٓا اِنْ اَمْسَكَهُمَا مِنْ اَحَدٍ مِنْ بَعْدِهٖؕ اِنَّهُ كَانَ حَلٖیمًا غَفُورًا ٤١
Şüphesiz Allah, gökleri ve yeri, yok olup gitmesinler diye (kurduğu düzende) tutuyor. Andolsun, eğer onlar (yörüngelerinden sapıp) yok olur giderlerse, O'ndan başka hiç kimse onları tutamaz. Şüphesiz O, halimdir (hemen cezalandırmaz, mühlet verir), çok bağışlayandır.
- 42
وَاَقْسَمُوا بِاللّٰهِ جَهْدَ اَیْمَانِهِمْ لَئِنْ جَٓاءَهُمْ نَذٖیرٌ لَیَكُونُنَّ اَهْدٰى مِنْ اِحْدَى الْاُمَمِۚ فَلَمَّا جَٓاءَهُمْ نَذٖیرٌ مَا زَادَهُمْ اِلَّا نُفُورًاۙ ٤٢
Müşrikler, eğer kendilerine bir uyarıcı gelirse, ümmetlerden herhangi birinden daha çok doğru yol üzere olacaklarına dair en güçlü şekilde Allah'a yemin etmişlerdi. Fakat onlara bir uyarıcı gelince, bu ancak onların nefretlerini artırdı.
- 43
اِسْتِكْبَارًا فِی الْاَرْضِ وَمَكْرَ السَّیِّیِٔؕ وَلَا یَحٖیقُ الْمَكْرُ السَّیِّیُٔ اِلَّا بِاَهْلِهٖؕ فَهَلْ یَنْظُرُونَ اِلَّا سُنَّتَ الْاَوَّلٖینَۚ فَلَنْ تَجِدَ لِسُنَّتِ اللّٰهِ تَبْدٖیلًاۚ وَلَنْ تَجِدَ لِسُنَّتِ اللّٰهِ تَحْوٖیلًا ٤٣
Yeryüzünde büyüklük taslamak ve kötü tuzak kurmak için (böyle davranıyorlardı). Oysa kötü tuzak, ancak sahibini kuşatır. Onlar ancak öncekilere uygulanan kanunu bekliyorlar. Sen Allah'ın kanununda hiçbir değişiklik bulamazsın. Sen Allah'ın kanununda hiçbir sapma bulamazsın.
- 44
اَوَلَمْ یَسٖیرُوا فِی الْاَرْضِ فَیَنْظُرُوا كَیْفَ كَانَ عَاقِبَةُ الَّذٖینَ مِنْ قَبْلِهِمْ وَكَانُٓوا اَشَدَّ مِنْهُمْ قُوَّةًؕ وَمَا كَانَ اللّٰهُ لِیُعْجِزَهُ مِنْ شَیْءٍ فِی السَّمٰوَاتِ وَلَا فِی الْاَرْضِؕ اِنَّهُ كَانَ عَلٖیمًا قَدٖیرًا ٤٤
Yeryüzünde dolaşıp kendilerinden öncekilerin sonunun nasıl olduğuna bakmadılar mı? Oysa onlar kendilerinden daha da kuvvetli idiler. Ne göklerde ne yerde hiçbir şey Allah’ı aciz bırakacak değildir. Şüphesiz O, hakkıyla bilendir, hakkıyla kudret sahibidir.
Diğer Sayfalar
Kur'an'ı uygulamada da okuyun
Çevrimdışı indirme, kilit ekranı kontrolleri ve arka planda kesintisiz dinleme için ücretsiz ve reklamsız 3ondokuz uygulamasını indirin.
Uygulamayı İndir