Kur'an-ı Kerim 325. Sayfa
Enbiyâ — 17. cüz. Mushaf sayfasını okuyun, meal ve okunuşuna geçin.
Diyanet mushafının 325. sayfası: Enbiyâ 36-44; 17. cüz. Yukarıdaki okuyucu bu sayfadan açılır; sağa kaydırarak sonraki sayfaya geçin, "Bu sayfayı okudum" ile ilerlemenizi işaretleyin. Sayfadaki sûreler: Enbiyâ Suresi.
Sayfadaki Ayetler ve Meali
Enbiyâ Suresi 36-44. ayetler
- 36
وَاِذَا رَاٰكَ الَّذٖینَ كَفَرُٓوا اِنْ یَتَّخِذُونَكَ اِلَّا هُزُوًاؕ اَهٰذَا الَّذٖی یَذْكُرُ اٰلِهَتَكُمْۚ وَهُمْ بِذِكْرِ الرَّحْمٰنِ هُمْ كَافِرُونَ ٣٦
İnkar edenler seni gördükleri zaman ancak alaya alırlar. "Bu mu ilahlarınızı diline dolayan?" derler. Halbuki kendileri Rahmân'ın kitabını inkar ediyorlar.
- 37
خُلِقَ الْاِنْسَانُ مِنْ عَجَلٍؕ سَاُرٖیكُمْ اٰیَاتٖی فَلَا تَسْتَعْجِلُونِ ٣٧
İnsan çok aceleci (tezcanlı) yaratılmıştır. Size yakında âyetlerimi göstereceğim. Şimdi acele etmeyin.
- 38
وَیَقُولُونَ مَتٰى هٰذَا الْوَعْدُ اِنْ كُنْتُمْ صَادِقٖینَ ٣٨
Bir de "Eğer doğru söyleyenler iseniz bu tehdit ne zaman gerçekleşecek?" diyorlar.
- 39
لَوْ یَعْلَمُ الَّذٖینَ كَفَرُوا حٖینَ لَا یَكُفُّونَ عَنْ وُجُوهِهِمُ النَّارَ وَلَا عَنْ ظُهُورِهِمْ وَلَا هُمْ یُنْصَرُونَ ٣٩
İnkar edenler, yüzlerinden ve sırtlarından ateşi savamayacakları ve hiçbir yardım da görmeyecekleri vakti bir bilseler!
- 40
بَلْ تَاْتٖیهِمْ بَغْتَةً فَتَبْهَتُهُمْ فَلَا یَسْتَطٖیعُونَ رَدَّهَا وَلَا هُمْ یُنْظَرُونَ ٤٠
Şüphesiz o (tehdit edildikleri azap) onlara ansızın gelecek de kendilerini şaşkınlıktan dondurup bırakacak. Artık ne onu geri çevirmeye güçleri yetecek, ne de kendilerine göz açtırılacak.
- 41
وَلَقَدِ اسْتُهْزِئَ بِرُسُلٍ مِنْ قَبْلِكَ فَحَاقَ بِالَّذٖینَ سَخِرُوا مِنْهُمْ مَا كَانُوا بِهٖ یَسْتَهْزِؤُ࣒نَࣖ ٤١
Andolsun, senden önce de birçok peygamberle alay edildi de içlerinden alay edenleri, o alaya aldıkları şey kuşatıverdi.
- 42
قُلْ مَنْ یَكْلَؤُ࣑كُمْ بِالَّیْلِ وَالنَّهَارِ مِنَ الرَّحْمٰنِؕ بَلْ هُمْ عَنْ ذِكْرِ رَبِّهِمْ مُعْرِضُونَ ٤٢
(Ey Muhammed!) De ki: "(Size azab edecek olsa) gece ve gündüz Rahmân'ın azabından sizi kim koruyacak?" Öyle iken onlar Rablerinin zikrinden yüz çevirmekteler.
- 43
اَمْ لَهُمْ اٰلِهَةٌ تَمْنَعُهُمْ مِنْ دُونِنَاؕ لَا یَسْتَطٖیعُونَ نَصْرَ اَنْفُسِهِمْ وَلَا هُمْ مِنَّا یُصْحَبُونَ ٤٣
Yoksa bizim dışımızda onları koruyacak ilahları mı var? O ilah edindikleri nesneler kendilerine bile yardım edemezler. Zaten onlar bizden de yardım görmezler.
- 44
بَلْ مَتَّعْنَا هٰٓؤُ࣑لَٓاءِ وَاٰبَٓاءَهُمْ حَتّٰى طَالَ عَلَیْهِمُ الْعُمُرُؕ اَفَلَا یَرَوْنَ اَنَّا نَاْتِی الْاَرْضَ نَنْقُصُهَا مِنْ اَطْرَافِهَاؕ اَفَهُمُ الْغَالِبُونَ ٤٤
Evet, biz onları da atalarını da, faydalandırdık. Öyle ki uzun süre yaşadılar. Ama, artık görmüyorlar mı ki, biz yeryüzünü çevresinden eksiltiyoruz? O halde onlar mı galip gelecekler?
Diğer Sayfalar
Kur'an'ı uygulamada da okuyun
Çevrimdışı indirme, kilit ekranı kontrolleri ve arka planda kesintisiz dinleme için ücretsiz ve reklamsız 3ondokuz uygulamasını indirin.
Uygulamayı İndir