Kur'an-ı Kerim 567. Sayfa
Hâkka — 29. cüz. Mushaf sayfasını okuyun, meal ve okunuşuna geçin.
Diyanet mushafının 567. sayfası: Hâkka 9-34; 29. cüz. Yukarıdaki okuyucu bu sayfadan açılır; sağa kaydırarak sonraki sayfaya geçin, "Bu sayfayı okudum" ile ilerlemenizi işaretleyin. Sayfadaki sûreler: Hâkka Suresi.
Sayfadaki Ayetler ve Meali
Hâkka Suresi 9-34. ayetler
- 9
وَجَٓاءَ فِرْعَوْنُ وَمَنْ قَبْلَهُ وَالْمُؤْتَفِكَاتُ بِالْخَاطِئَةِۚ ٩
Firavun, ondan öncekiler ve yerle bir olan şehirler (halkı olan Lût kavmi) hep o suçu işlediler.
- 10
فَعَصَوْا رَسُولَ رَبِّهِمْ فَاَخَذَهُمْ اَخْذَةً رَابِیَةً ١٠
Öyle ki Rablerinin elçilerine karşı geldiler. Bunun üzerine Allah da onları gittikçe artan bir azap ile yakaladı.
- 11
اِنَّا لَمَّا طَغَا الْمَٓاءُ حَمَلْنَاكُمْ فِی الْجَارِیَةِۙ ١١
Şüphesiz, (Nûh zamanında) su bastığı vakit, sizi gemide biz taşıdık ki, bu olayı sizin için bir uyarı yapalım ve belleyecek kulaklar da onu bellesin. (11-12)
- 12
لِنَجْعَلَهَا لَكُمْ تَذْكِرَةً وَتَعِیَهَٓا اُذُنٌ وَاعِیَةٌ ١٢
Şüphesiz, (Nûh zamanında) su bastığı vakit, sizi gemide biz taşıdık ki, bu olayı sizin için bir uyarı yapalım ve belleyecek kulaklar da onu bellesin. (11-12)
- 13
فَاِذَا نُفِخَ فِی الصُّورِ نَفْخَةٌ وَاحِدَةٌۙ ١٣
Sûr'a bir defa üfürülünce, yeryüzü ve dağlar kaldırılıp birbirine bir çarptırılınca, işte o gün olacak olmuş(kıyamet kopmuş)tur. (13-15)
- 14
وَحُمِلَتِ الْاَرْضُ وَالْجِبَالُ فَدُكَّتَا دَكَّةً وَاحِدَةً ١٤
Sûr'a bir defa üfürülünce, yeryüzü ve dağlar kaldırılıp birbirine bir çarptırılınca, işte o gün olacak olmuş(kıyamet kopmuş)tur. (13-15)
- 15
فَیَوْمَئِذٍ وَقَعَتِ الْوَاقِعَةُۙ ١٥
Sûr'a bir defa üfürülünce, yeryüzü ve dağlar kaldırılıp birbirine bir çarptırılınca, işte o gün olacak olmuş(kıyamet kopmuş)tur. (13-15)
- 16
وَانْشَقَّتِ السَّمَٓاءُ فَهِیَ یَوْمَئِذٍ وَاهِیَةٌۙ ١٦
Gök de yarılmış ve artık o gün o da çökmeye yüz tutmuştur.
- 17
وَالْمَلَكُ عَلٰٓى اَرْجَٓائِهَاؕ وَیَحْمِلُ عَرْشَ رَبِّكَ فَوْقَهُمْ یَوْمَئِذٍ ثَمَانِیَةٌؕ ١٧
Melekler onun kıyılarındadır. O gün Rabbinin arşını, bunların da üstünde sekiz taşıyıcı taşır.
- 18
یَوْمَئِذٍ تُعْرَضُونَ لَا تَخْفٰى مِنْكُمْ خَافِیَةٌ ١٨
O gün (hesap için Allah'a) arz olunursunuz. Hiçbir sırrınız gizli kalmaz.
- 19
فَاَمَّا مَنْ اُو࣒تِیَ كِتَابَهُ بِیَمٖینِهٖ فَیَقُولُ هَٓاؤُ࣑مُ اقْرَؤُ࣒ا كِتَابِیَهْۚ ١٩
İşte o vakit, kitabı kendisine sağından verilen kimse der ki: "Gelin, kitabımı okuyun!"
- 20
اِنّٖی ظَنَنْتُ اَنّٖی مُلَاقٍ حِسَابِیَهْۚ ٢٠
"Çünkü ben, hesabımla karşılaşacağımı zaten biliyordum."
- 21
فَهُوَ فٖی عٖیشَةٍ رَاضِیَةٍۙ ٢١
Artık o, hoşnut bir hayat içindedir.
- 22
فٖی جَنَّةٍ عَالِیَةٍۙ ٢٢
Yüksek bir cennettedir.
- 23
قُطُوفُهَا دَانِیَةٌ ٢٣
Onun meyveleri sarkar (kolaylıkla devşirilebilir).
- 24
كُلُوا وَاشْرَبُوا هَنٖٓیـًٔا بِمَٓا اَسْلَفْتُمْ فِی الْاَیَّامِ الْخَالِیَةِ ٢٤
(Onlara şöyle denir:) "Geçmiş günlerde yaptıklarınıza karşılık, afiyetle yiyin, için."
- 25
وَاَمَّا مَنْ اُو࣒تِیَ كِتَابَهُ بِشِمَالِهٖ فَیَقُولُ یَا لَیْتَنٖی لَمْ اُو࣒تَ كِتَابِیَهْۚ ٢٥
Kitabı kendisine sol tarafından verilen ise şöyle der: "Keşke kitabım bana verilmeseydi."
- 26
وَلَمْ اَدْرِ مَا حِسَابِیَهْۚ ٢٦
"Hesabımın ne olduğunu da bilmeseydim."
- 27
یَا لَیْتَهَا كَانَتِ الْقَاضِیَةَۚ ٢٧
"Keşke ölüm her şeyi bitirseydi."
- 28
مَٓا اَغْنٰى عَنّٖی مَالِیَهْۚ ٢٨
"Malım bana hiçbir yarar sağlamadı."
- 29
هَلَكَ عَنّٖی سُلْطَانِیَهْۚ ٢٩
"Saltanatım da yok olup gitti."
- 30
خُذُوهُ فَغُلُّوهُۙ ٣٠
(Allah şöyle der:) "Onu yakalayıp bağlayın."
- 31
ثُمَّ الْجَحٖیمَ صَلُّوهُۙ ٣١
"Sonra onu cehenneme atın."
- 32
ثُمَّ فٖی سِلْسِلَةٍ ذَرْعُهَا سَبْعُونَ ذِرَاعًا فَاسْلُكُوهُؕ ٣٢
"Sonra uzunluğu yetmiş arşın olan zincire vurun onu."
- 33
اِنَّهُ كَانَ لَا یُؤْمِنُ بِاللّٰهِ الْعَظٖیمِۙ ٣٣
"Çünkü o, azamet sahibi Allah'a iman etmiyordu."
- 34
وَلَا یَحُضُّ عَلٰى طَعَامِ الْمِسْكٖینِؕ ٣٤
"Yoksulu doyurmaya teşvik etmiyordu."
Diğer Sayfalar
Kur'an'ı uygulamada da okuyun
Çevrimdışı indirme, kilit ekranı kontrolleri ve arka planda kesintisiz dinleme için ücretsiz ve reklamsız 3ondokuz uygulamasını indirin.
Uygulamayı İndir