Kur'an-ı Kerim 416. Sayfa
Secde — 21. cüz. Mushaf sayfasını okuyun, meal ve okunuşuna geçin.
Diyanet mushafının 416. sayfası: Secde 12-20; 21. cüz. Yukarıdaki okuyucu bu sayfadan açılır; sağa kaydırarak sonraki sayfaya geçin, "Bu sayfayı okudum" ile ilerlemenizi işaretleyin. Sayfadaki sûreler: Secde Suresi.
Sayfadaki Ayetler ve Meali
Secde Suresi 12-20. ayetler
- 12
وَلَوْ تَرٰٓى اِذِ الْمُجْرِمُونَ نَاكِسُوا رُؤُ࣒سِهِمْ عِنْدَ رَبِّهِمْؕ رَبَّنَٓا اَبْصَرْنَا وَسَمِعْنَا فَارْجِعْنَا نَعْمَلْ صَالِحًا اِنَّا مُوقِنُونَ ١٢
Suçlular Rablerinin huzurunda boyunlarını büküp, "Rabbimiz! (Gerçeği) gördük ve işittik. Artık şimdi bizi (dünyaya) döndür ki, salih amel işleyelim. Biz artık kesin olarak inanmaktayız" dedikleri vakit, (onları) bir görsen!
- 13
وَلَوْ شِئْنَا لَاٰتَیْنَا كُلَّ نَفْسٍ هُدٰیهَا وَلٰكِنْ حَقَّ الْقَوْلُ مِنّٖی لَاَمْلَــَٔنَّ جَهَنَّمَ مِنَ الْجِنَّةِ وَالنَّاسِ اَجْمَعٖینَ ١٣
Eğer dileseydik herkese hidayetini verirdik. Fakat benim, "Andolsun, cehennemi hem cinlerden hem de insanlardan dolduracağım" sözüm gerçekleşecektir.
- 14
فَذُوقُوا بِمَا نَسٖیتُمْ لِقَٓاءَ یَوْمِكُمْ هٰذَاۚ اِنَّا نَسٖینَاكُمْ وَذُوقُوا عَذَابَ الْخُلْدِ بِمَا كُنْتُمْ تَعْمَلُونَ ١٤
(Onlara şöyle denilecek:) "O halde bu gününüze kavuşmayı unutmanıza karşılık azabı tadın. Biz de sizi unuttuk. Yapmakta olduklarınıza karşılık ebedi azabı tadın."
- 15
اِنَّمَا یُؤْمِنُ بِاٰیَاتِنَا الَّذٖینَ اِذَا ذُكِّرُوا بِهَا خَرُّوا سُجَّدًا وَسَبَّحُوا بِحَمْدِ رَبِّهِمْ وَهُمْ لَا یَسْتَكْبِرُونَ ١٥
Bizim âyetlerimize ancak, kendilerine bu âyetlerle öğüt verildiği zaman secdeye kapanan, kibirlenmeksizin Rablerine hamd ederek tespih edenler inanırlar.
- 16
تَتَجَافٰى جُنُوبُهُمْ عَنِ الْمَضَاجِعِ یَدْعُونَ رَبَّهُمْ خَوْفًا وَطَمَعًاؗ وَمِمَّا رَزَقْنَاهُمْ یُنْفِقُونَ ١٦
Onlar, korkarak ve ümid ederek Rablerine ibadet etmek için yataklarından kalkarlar. Kendilerine rızık olarak verdiğimiz şeylerden de Allah için harcarlar.
- 17
فَلَا تَعْلَمُ نَفْسٌ مَٓا اُخْفِیَ لَهُمْ مِنْ قُرَّةِ اَعْیُنٍۚ جَزَٓاءً بِمَا كَانُوا یَعْمَلُونَ ١٧
Hiç kimse, yapmakta olduklarına karşılık olarak, onlar için saklanan göz aydınlıklarını bilemez.
- 18
اَفَمَنْ كَانَ مُؤْمِنًا كَمَنْ كَانَ فَاسِقًاؕ لَا یَسْتَوُ࣒نَ ١٨
Hiç mü'min fasık gibi olur mu? Bunlar (elbette) eşit olmazlar.
- 19
اَمَّا الَّذٖینَ اٰمَنُوا وَعَمِلُوا الصَّالِحَاتِ فَلَهُمْ جَنَّاتُ الْمَاْوٰىؗ نُزُلًا بِمَا كَانُوا یَعْمَلُونَ ١٩
İman edip salih amel işleyenlere gelince, onlar için, yapmakta olduklarına karşılık bir mükafat olarak Me'vâ cennetleri vardır.
- 20
وَاَمَّا الَّذٖینَ فَسَقُوا فَمَاْوٰیهُمُ النَّارُؕ كُلَّمَٓا اَرَادُٓوا اَنْ یَخْرُجُوا مِنْهَٓا اُعٖیدُوا فٖیهَا وَقٖیلَ لَهُمْ ذُوقُوا عَذَابَ النَّارِ الَّذٖی كُنْتُمْ بِهٖ تُكَذِّبُونَ ٢٠
Fasıklık edenlere gelince, onların barınağı ateştir. Oradan her çıkmak istediklerinde oraya döndürülürler ve onlara, "Yalanlamakta olduğunuz ateş azabını tadın" denir.
Diğer Sayfalar
Kur'an'ı uygulamada da okuyun
Çevrimdışı indirme, kilit ekranı kontrolleri ve arka planda kesintisiz dinleme için ücretsiz ve reklamsız 3ondokuz uygulamasını indirin.
Uygulamayı İndir