Kur'an-ı Kerim 344. Sayfa
Mü'minûn — 18. cüz. Mushaf sayfasını okuyun, meal ve okunuşuna geçin.
Diyanet mushafının 344. sayfası: Mü'minûn 28-42; 18. cüz. Yukarıdaki okuyucu bu sayfadan açılır; sağa kaydırarak sonraki sayfaya geçin, "Bu sayfayı okudum" ile ilerlemenizi işaretleyin. Sayfadaki sûreler: Mü'minûn Suresi.
Sayfadaki Ayetler ve Meali
Mü'minûn Suresi 28-42. ayetler
- 28
فَاِذَا اسْتَوَیْتَ اَنْتَ وَمَنْ مَعَكَ عَلَى الْفُلْكِ فَقُلِ الْحَمْدُ لِلّٰهِ الَّذٖی نَجّٰینَا مِنَ الْقَوْمِ الظَّالِمٖینَ ٢٨
Sen ve beraberindeki kimseler gemiye bindiğiniz zaman: "Bizi zalim kavmin elinden kurtaran Allah'a hamd olsun" de.
- 29
وَقُلْ رَبِّ اَنْزِلْنٖی مُنْزَلًا مُبَارَكًا وَاَنْتَ خَیْرُ الْمُنْزِلٖینَ ٢٩
Yine de ki: "Ey Rabbim! Beni bereketli bir yere kondur. Sen konuk edenlerin en hayırlısısın."
- 30
اِنَّ فٖی ذٰلِكَ لَاٰیَاتٍ وَاِنْ كُنَّا لَمُبْتَلٖینَ ٣٠
Şüphesiz bu olayda ibretler vardır. Biz gerçekten (kullarımızı) imtihan ederiz.
- 31
ثُمَّ اَنْشَاْنَا مِنْ بَعْدِهِمْ قَرْنًا اٰخَرٖینَۚ ٣١
Sonra onların (Nûh kavminin) ardından başka bir nesil yarattık.
- 32
فَاَرْسَلْنَا فٖیهِمْ رَسُولًا مِنْهُمْ اَنِ اعْبُدُوا اللّٰهَ مَا لَكُمْ مِنْ اِلٰهٍ غَیْرُهُؕ اَفَلَا تَتَّقُونَࣖ ٣٢
Onlara, kendilerinden, "Allah'a kulluk edin, sizin O'ndan başka hiçbir ilahınız yoktur, hâlâ O'na karşı gelmekten sakınmaz mısınız?" diye öğüt veren bir peygamber gönderdik.
- 33
وَقَالَ الْمَلَاُ مِنْ قَوْمِهِ الَّذٖینَ كَفَرُوا وَكَذَّبُوا بِلِقَٓاءِ الْاٰخِرَةِ وَاَتْرَفْنَاهُمْ فِی الْحَیٰوةِ الدُّنْیَاۙ مَا هٰذَٓا اِلَّا بَشَرٌ مِثْلُكُمْۙ یَاْكُلُ مِمَّا تَاْكُلُونَ مِنْهُ وَیَشْرَبُ مِمَّا تَشْرَبُونَ ٣٣
O peygamberin kavminden, Allah'ı inkar eden, ahireti yalanlayan ve bizim dünya hayatında kendilerine bol bol nimet verdiğimiz ileri gelenler şöyle dediler: "O da ancak sizin gibi bir insandır. Sizin yediğiniz şeylerden yiyor, içtiğiniz şeylerden içiyor."
- 34
وَلَئِنْ اَطَعْتُمْ بَشَرًا مِثْلَكُمْ اِنَّكُمْ اِذًا لَخَاسِرُونَ ٣٤
"Andolsun, kendiniz gibi bir beşere itaat ederseniz mutlaka ziyana uğrarsınız."
- 35
اَیَعِدُكُمْ اَنَّكُمْ اِذَا مِتُّمْ وَكُنْتُمْ تُرَابًا وَعِظَامًا اَنَّكُمْ مُخْرَجُونَࣕ ٣٥
"O, öldüğünüz, toprak ve kemik haline geldiğiniz zaman sizin tekrar mutlaka (diriltilip) çıkarılacağınızı mı vaad ediyor?"
- 36
هَیْهَاتَ هَیْهَاتَ لِمَا تُوعَدُونَࣕ ٣٦
"Halbuki bu size vaad olunan şey, ne kadar da uzak!"
- 37
اِنْ هِیَ اِلَّا حَیَاتُنَا الدُّنْیَا نَمُوتُ وَنَحْیَا وَمَا نَحْنُ بِمَبْعُوثٖینَࣕ ٣٧
"Hayat, bu dünya hayatından ibarettir. Ölürüz ve yaşarız. Biz tekrar diriltilecek değiliz."
- 38
اِنْ هُوَ اِلَّا رَجُلٌࣙ افْـتَرٰى عَلَى اللّٰهِ كَذِبًا وَمَا نَحْنُ لَهُ بِمُؤْمِنٖینَ ٣٨
"Bu, Allah'a karşı yalan uyduran bir kimseden başkası değildir. Biz ona inanmayız."
- 39
قَالَ رَبِّ انْصُرْنٖی بِمَا كَذَّبُونِ ٣٩
O peygamber, "Ey Rabbim! Yalanlamalarına karşı bana yardım et!" dedi.
- 40
قَالَ عَمَّا قَلٖیلٍ لَیُصْبِحُنَّ نَادِمٖینَۚ ٤٠
Allah, "Yakın zamanda mutlaka pişman olacaklardır!" dedi.
- 41
فَاَخَذَتْهُمُ الصَّیْحَةُ بِالْحَقِّ فَجَعَلْنَاهُمْ غُثَٓاءًۚ فَبُعْدًا لِلْقَوْمِ الظَّالِمٖینَ ٤١
Derken onları o korkunç ses kaçınılmaz olarak kıskıvrak yakalayıverdi de kendilerini çer-çöp yığını haline getirdik. Zalimler topluluğu Allah'ın rahmetinden uzak olsun!
- 42
ثُمَّ اَنْشَاْنَا مِنْ بَعْدِهِمْ قُرُونًا اٰخَرٖینَؕ ٤٢
Sonra bunların arkalarından başka nesiller yarattık.
Diğer Sayfalar
Kur'an'ı uygulamada da okuyun
Çevrimdışı indirme, kilit ekranı kontrolleri ve arka planda kesintisiz dinleme için ücretsiz ve reklamsız 3ondokuz uygulamasını indirin.
Uygulamayı İndir