Kur'an-ı Kerim 576. Sayfa
Müddessir — 29. cüz. Mushaf sayfasını okuyun, meal ve okunuşuna geçin.
Diyanet mushafının 576. sayfası: Müddessir 18-47; 29. cüz. Yukarıdaki okuyucu bu sayfadan açılır; sağa kaydırarak sonraki sayfaya geçin, "Bu sayfayı okudum" ile ilerlemenizi işaretleyin. Sayfadaki sûreler: Müddessir Suresi.
Sayfadaki Ayetler ve Meali
Müddessir Suresi 18-47. ayetler
- 18
اِنَّهُ فَكَّرَ وَقَدَّرَۙ ١٨
Çünkü o, düşündü taşındı, ölçtü biçti.
- 19
فَقُتِلَ كَیْفَ قَدَّرَۙ ١٩
Kahrolası nasıl da ölçtü biçti!
- 20
ثُمَّ قُتِلَ كَیْفَ قَدَّرَۙ ٢٠
Yine kahrolası, nasıl ölçtü biçti!
- 21
ثُمَّ نَظَرَۙ ٢١
Sonra (Kur'an hakkında) derin derin düşündü.
- 22
ثُمَّ عَبَسَ وَبَسَرَۙ ٢٢
Sonra yüzünü ekşitti, kaşlarını çattı.
- 23
ثُمَّ اَدْبَرَ وَاسْتَكْبَرَۙ ٢٣
Sonra arkasını döndü ve büyüklük taslayıp şöyle dedi: "Bu ancak nakledilegelen bir sihirdir." (23-24)
- 24
فَقَالَ اِنْ هٰذَٓا اِلَّا سِحْرٌ یُؤْثَرُۙ ٢٤
Sonra arkasını döndü ve büyüklük taslayıp şöyle dedi: "Bu ancak nakledilegelen bir sihirdir." (23-24)
- 25
اِنْ هٰذَٓا اِلَّا قَوْلُ الْبَشَرِؕ ٢٥
"Bu, ancak insan sözüdür."
- 26
سَاُصْلٖیهِ سَقَرَ ٢٦
Ben onu "Sekar"a (cehenneme) sokacağım.
- 27
وَمَٓا اَدْرٰیكَ مَا سَقَرُؕ ٢٧
Sekar'ın ne olduğunu sen ne bileceksin?
- 28
لَا تُبْقٖی وَلَا تَذَرُۚ ٢٨
Geride bir şey koymaz, bırakmaz.
- 29
لَوَّاحَةٌ لِلْبَشَرِۚ ٢٩
Derileri kavurur.
- 30
عَلَیْهَا تِسْعَةَ عَشَرَؕ ٣٠
Üzerinde on dokuz (görevli melek) vardır.
- 31
وَمَا جَعَلْنَٓا اَصْحَابَ النَّارِ اِلَّا مَلٰٓئِكَةًࣕ وَمَا جَعَلْنَا عِدَّتَهُمْ اِلَّا فِتْنَةً لِلَّذٖینَ كَفَرُواۙ لِیَسْتَیْقِنَ الَّذٖینَ اُو࣒تُوا الْكِتَابَ وَیَزْدَادَ الَّذٖینَ اٰمَنُٓوا اٖیمَانًا وَلَا یَرْتَابَ الَّذٖینَ اُو࣒تُوا الْكِتَابَ وَالْمُؤْمِنُونَۙ وَلِیَقُولَ الَّذٖینَ فٖی قُلُوبِهِمْ مَرَضٌ وَالْكَافِرُونَ مَاذَٓا اَرَادَ اللّٰهُ بِهٰذَا مَثَلًاؕ كَذٰلِكَ یُضِلُّ اللّٰهُ مَنْ یَشَٓاءُ وَیَهْدٖی مَنْ یَشَٓاءُؕ وَمَا یَعْلَمُ جُنُودَ رَبِّكَ اِلَّا هُوَؕ وَمَا هِیَ اِلَّا ذِكْرٰى لِلْبَشَرِࣖ ٣١
Biz, cehennemin görevlilerini ancak meleklerden kıldık. Onların sayısını inkar edenler için bir imtihan vesilesi yaptık ki kendilerine kitap verilenler kesin olarak bilsinler, iman edenlerin imanı artsın, kendilerine kitap verilenler ve mü'minler şüpheye düşmesin, kalplerinde bir hastalık bulunanlar ile kâfirler, "Allah örnek olarak bununla neyi anlatmak istedi" desinler. İşte böyle. Allah dilediğini saptırır, dilediğini doğru yola iletir. Rabbinin ordularını ancak kendisi bilir. Bu, insanlar için ancak bir uyarıdır.
- 32
كَلَّا وَالْقَمَرِۙ ٣٢
Hayır, (öğüt almazlar.) Aya, çekilip gittiğinde geceye, aydınlandığında sabaha andolsun ki o (cehennem) insan için; içinizden ileri geçmek yahut geri kalmak isteyenler için uyarıcı olarak elbette en büyük bir şeydir. (32-37)
- 33
وَالَّیْلِ اِذْ اَدْبَرَۙ ٣٣
Hayır, (öğüt almazlar.) Aya, çekilip gittiğinde geceye, aydınlandığında sabaha andolsun ki o (cehennem) insan için; içinizden ileri geçmek yahut geri kalmak isteyenler için uyarıcı olarak elbette en büyük bir şeydir. (32-37)
- 34
وَالصُّبْحِ اِذَٓا اَسْفَرَۙ ٣٤
Hayır, (öğüt almazlar.) Aya, çekilip gittiğinde geceye, aydınlandığında sabaha andolsun ki o (cehennem) insan için; içinizden ileri geçmek yahut geri kalmak isteyenler için uyarıcı olarak elbette en büyük bir şeydir. (32-37)
- 35
اِنَّهَا لَاِحْدَى الْكُبَرِۙ ٣٥
Hayır, (öğüt almazlar.) Aya, çekilip gittiğinde geceye, aydınlandığında sabaha andolsun ki o (cehennem) insan için; içinizden ileri geçmek yahut geri kalmak isteyenler için uyarıcı olarak elbette en büyük bir şeydir. (32-37)
- 36
نَذٖیرًا لِلْبَشَرِۙ ٣٦
Hayır, (öğüt almazlar.) Aya, çekilip gittiğinde geceye, aydınlandığında sabaha andolsun ki o (cehennem) insan için; içinizden ileri geçmek yahut geri kalmak isteyenler için uyarıcı olarak elbette en büyük bir şeydir. (32-37)
- 37
لِمَنْ شَٓاءَ مِنْكُمْ اَنْ یَتَقَدَّمَ اَوْ یَتَاَخَّرَؕ ٣٧
Hayır, (öğüt almazlar.) Aya, çekilip gittiğinde geceye, aydınlandığında sabaha andolsun ki o (cehennem) insan için; içinizden ileri geçmek yahut geri kalmak isteyenler için uyarıcı olarak elbette en büyük bir şeydir. (32-37)
- 38
كُلُّ نَفْسٍ بِمَا كَسَبَتْ رَهٖینَةٌۙ ٣٨
Herkes kazandığına karşılık bir rehindir.
- 39
اِلَّٓا اَصْحَابَ الْیَمٖینِؕۛ ٣٩
Ancak ahiret mutluluğuna eren kimseler başka.
- 40
فٖی جَنَّاتٍؕۛ یَتَسَٓاءَلُونَۙ ٤٠
Onlar cennetlerdedirler. Birbirlerine suçlular hakkında sorular sorarlar ve dönüp onlara şöyle derler: "Sizi Sekar'a (cehenneme) ne soktu?" (40-42)
- 41
عَنِ الْمُجْرِمٖینَۙ ٤١
Onlar cennetlerdedirler. Birbirlerine suçlular hakkında sorular sorarlar ve dönüp onlara şöyle derler: "Sizi Sekar'a (cehenneme) ne soktu?" (40-42)
- 42
مَا سَلَكَكُمْ فٖی سَقَرَ ٤٢
Onlar cennetlerdedirler. Birbirlerine suçlular hakkında sorular sorarlar ve dönüp onlara şöyle derler: "Sizi Sekar'a (cehenneme) ne soktu?" (40-42)
- 43
قَالُوا لَمْ نَكُ مِنَ الْمُصَلّٖینَۙ ٤٣
Onlar şöyle derler: "Biz namaz kılanlardan değildik."
- 44
وَلَمْ نَكُ نُطْعِمُ الْمِسْكٖینَۙ ٤٤
"Yoksula yedirmezdik."
- 45
وَكُنَّا نَخُوضُ مَعَ الْخَٓائِضٖینَۙ ٤٥
"Bâtıla dalanlarla birlikte biz de dalardık."
- 46
وَكُنَّا نُكَذِّبُ بِیَوْمِ الدّٖینِۙ ٤٦
"Ceza gününü de yalanlıyorduk."
- 47
حَتّٰٓى اَتٰینَا الْیَقٖینُؕ ٤٧
"Nihayet ölüm bize gelip çattı."
Diğer Sayfalar
Kur'an'ı uygulamada da okuyun
Çevrimdışı indirme, kilit ekranı kontrolleri ve arka planda kesintisiz dinleme için ücretsiz ve reklamsız 3ondokuz uygulamasını indirin.
Uygulamayı İndir