Kur'an-ı Kerim 585. Sayfa
Abese — 30. cüz. Mushaf sayfasını okuyun, meal ve okunuşuna geçin.
Diyanet mushafının 585. sayfası: Abese 1-33; 30. cüz. Yukarıdaki okuyucu bu sayfadan açılır; sağa kaydırarak sonraki sayfaya geçin, "Bu sayfayı okudum" ile ilerlemenizi işaretleyin. Sayfadaki sûreler: Abese Suresi.
Sayfadaki Ayetler ve Meali
Abese Suresi 1-33. ayetler
- 1
عَبَسَ وَتَوَلّٰىۙ ١
Kendisine o âmâ geldi diye Peygamber yüzünü ekşitti ve öteye döndü. (1-2)
- 2
اَنْ جَٓاءَهُ الْاَعْمٰىؕ ٢
Kendisine o âmâ geldi diye Peygamber yüzünü ekşitti ve öteye döndü. (1-2)
- 3
وَمَا یُدْرٖیكَ لَعَلَّهُ یَزَّكّٰىۙ ٣
(Ey Muhammed!) Ne bilirsin, belki de o arınacak,
- 4
اَوْ یَذَّكَّرُ فَتَنْفَعَهُ الذِّكْرٰىؕ ٤
Yahut öğüt alacak da bu öğüt kendisine fayda verecek.
- 5
اَمَّا مَنِ اسْتَغْنٰىۙ ٥
Kendini muhtaç hissetmeyene gelince;
- 6
فَاَنْتَ لَهُ تَصَدّٰىؕ ٦
Sen, ona yöneliyorsun.
- 7
وَمَا عَلَیْكَ اَلَّا یَزَّكّٰىؕ ٧
(İstemiyorsa) onun arınmamasından sana ne!
- 8
وَاَمَّا مَنْ جَٓاءَكَ یَسْعٰىۙ ٨
Allah'a karşı derin bir saygıyla korku içinde koşarak sana geleni ise bırakıp, ona aldırmıyorsun. (8-10)
- 9
وَهُوَ یَخْشٰىۙ ٩
Allah'a karşı derin bir saygıyla korku içinde koşarak sana geleni ise bırakıp, ona aldırmıyorsun. (8-10)
- 10
فَاَنْتَ عَنْهُ تَلَهّٰىۚ ١٠
Allah'a karşı derin bir saygıyla korku içinde koşarak sana geleni ise bırakıp, ona aldırmıyorsun. (8-10)
- 11
كَلَّٓا اِنَّهَا تَذْكِرَةٌۚ ١١
Hayır, böyle yapma! Çünkü bu (Kur'an) bir öğüttür.
- 12
فَمَنْ شَٓاءَ ذَكَرَهُۘ ١٢
Dileyen ondan öğüt alır.
- 13
فٖی صُحُفٍ مُكَرَّمَةٍۙ ١٣
O, şerefli ve sâdık yazıcı meleklerin elindeki yüksek, tertemiz ve çok değerli sahifelerdedir. (13-16)
- 14
مَرْفُوعَةٍ مُطَهَّرَةٍۙ ١٤
O, şerefli ve sâdık yazıcı meleklerin elindeki yüksek, tertemiz ve çok değerli sahifelerdedir. (13-16)
- 15
بِاَیْدٖی سَفَرَةٍۙ ١٥
O, şerefli ve sâdık yazıcı meleklerin elindeki yüksek, tertemiz ve çok değerli sahifelerdedir. (13-16)
- 16
كِرَامٍ بَرَرَةٍؕ ١٦
O, şerefli ve sâdık yazıcı meleklerin elindeki yüksek, tertemiz ve çok değerli sahifelerdedir. (13-16)
- 17
قُتِلَ الْاِنْسَانُ مَٓا اَكْفَرَهُؕ ١٧
Kahrolası (inkarcı) insan! Ne nankördür o!
- 18
مِنْ اَیِّ شَیْءٍ خَلَقَهُؕ ١٨
Allah onu hangi şeyden yarattı?
- 19
مِنْ نُطْفَةٍؕ خَلَقَهُ فَقَدَّرَهُۙ ١٩
Az bir sudan (meniden). Onu yarattı ve ona ölçülü bir şekil verdi.
- 20
ثُمَّ السَّبٖیلَ یَسَّرَهُۙ ٢٠
Sonra ona yolu kolaylaştırdı.
- 21
ثُمَّ اَمَاتَهُ فَاَقْبَرَهُۙ ٢١
Sonra onu öldürdü ve kabre koydu.
- 22
ثُمَّ اِذَا شَٓاءَ اَنْشَرَهُؕ ٢٢
Sonra, dilediği vakit onu diriltir.
- 23
كَلَّا لَمَّا یَقْضِ مَٓا اَمَرَهُؕ ٢٣
Hayır hayır o, Allah'ın kendisine emrettiğini yerine getirmedi. (İman etmedi.)
- 24
فَلْیَنْظُرِ الْاِنْسَانُ اِلٰى طَعَامِهٖۙ ٢٤
Herşeyden önce insan, yediği yemeğine bir baksın!
- 25
اَنَّا صَبَبْنَا الْمَٓاءَ صَبًّاۙ ٢٥
Gerçekten biz, yağmuru bol bol yağdırdık.
- 26
ثُمَّ شَقَقْنَا الْاَرْضَ شَقًّاۙ ٢٦
Sonra toprağı, iyiden iyiye yardık!
- 27
فَاَنْبَتْنَا فٖیهَا حَبًّاۙ ٢٧
Böylece sizin ve hayvanlarınızın yararlanması için orada taneler, üzümler, yoncalar, zeytinler, hurmalıklar, sık ağaçlı bahçeler, meyveler ve otlaklar ortaya çıkardık. (27-32)
- 28
وَعِنَبًا وَقَضْبًاۙ ٢٨
Böylece sizin ve hayvanlarınızın yararlanması için orada taneler, üzümler, yoncalar, zeytinler, hurmalıklar, sık ağaçlı bahçeler, meyveler ve otlaklar ortaya çıkardık. (27-32)
- 29
وَزَیْتُونًا وَنَخْلًاۙ ٢٩
Böylece sizin ve hayvanlarınızın yararlanması için orada taneler, üzümler, yoncalar, zeytinler, hurmalıklar, sık ağaçlı bahçeler, meyveler ve otlaklar ortaya çıkardık. (27-32)
- 30
وَحَدَٓائِقَ غُلْبًاۙ ٣٠
Böylece sizin ve hayvanlarınızın yararlanması için orada taneler, üzümler, yoncalar, zeytinler, hurmalıklar, sık ağaçlı bahçeler, meyveler ve otlaklar ortaya çıkardık. (27-32)
- 31
وَفَاكِهَةً وَاَبًّاۙ ٣١
Böylece sizin ve hayvanlarınızın yararlanması için orada taneler, üzümler, yoncalar, zeytinler, hurmalıklar, sık ağaçlı bahçeler, meyveler ve otlaklar ortaya çıkardık. (27-32)
- 32
مَتَاعًا لَكُمْ وَلِاَنْعَامِكُمْؕ ٣٢
Böylece sizin ve hayvanlarınızın yararlanması için orada taneler, üzümler, yoncalar, zeytinler, hurmalıklar, sık ağaçlı bahçeler, meyveler ve otlaklar ortaya çıkardık. (27-32)
- 33
فَاِذَا جَٓاءَتِ الصَّٓاخَّةُؗ ٣٣
Kişinin kardeşinden, annesinden, babasından, eşinden ve çocuklarından kaçacağı gün kulakları sağır edercesine şiddetli ses geldiği vakit, işte o gün onlardan herkesin kendini meşgul edecek bir işi vardır. (33-37)
Diğer Sayfalar
Kur'an'ı uygulamada da okuyun
Çevrimdışı indirme, kilit ekranı kontrolleri ve arka planda kesintisiz dinleme için ücretsiz ve reklamsız 3ondokuz uygulamasını indirin.
Uygulamayı İndir