Kur'an-ı Kerim 581. Sayfa
Mürselât — 29. cüz. Mushaf sayfasını okuyun, meal ve okunuşuna geçin.
Diyanet mushafının 581. sayfası: Mürselât 20-50; 29. cüz. Yukarıdaki okuyucu bu sayfadan açılır; sağa kaydırarak sonraki sayfaya geçin, "Bu sayfayı okudum" ile ilerlemenizi işaretleyin. Sayfadaki sûreler: Mürselât Suresi.
Sayfadaki Ayetler ve Meali
Mürselât Suresi 20-50. ayetler
- 20
اَلَمْ نَخْلُقْكُمْ مِنْ مَٓاءٍ مَهٖینٍۙ ٢٠
Biz sizi bayağı bir sudan (meniden) yaratmadık mı?
- 21
فَجَعَلْنَاهُ فٖی قَرَارٍ مَكٖینٍۙ ٢١
Sonra onu belli bir süreye kadar sağlam bir yerde (ana rahminde) tuttuk. (21-22)
- 22
اِلٰى قَدَرٍ مَعْلُومٍۙ ٢٢
Sonra onu belli bir süreye kadar sağlam bir yerde (ana rahminde) tuttuk. (21-22)
- 23
فَقَدَرْنَاࣗ فَنِعْمَ الْقَادِرُونَ ٢٣
Sonra da ona ölçülü bir biçim verdik. Biz ne güzel biçim verenleriz!
- 24
وَیْلٌ یَوْمَئِذٍ لِلْمُكَذِّبٖینَ ٢٤
O gün vay yalanlayanların haline!
- 25
اَلَمْ نَجْعَلِ الْاَرْضَ كِفَاتًاۙ ٢٥
Biz yeryüzünü dirileri de ölüleri de toplayan (bir yurt) yapmadık mı? (25-26)
- 26
اَحْیَٓاءً وَاَمْوَاتًاۙ ٢٦
Biz yeryüzünü dirileri de ölüleri de toplayan (bir yurt) yapmadık mı? (25-26)
- 27
وَجَعَلْنَا فٖیهَا رَوَاسِیَ شَامِخَاتٍ وَاَسْقَیْنَاكُمْ مَٓاءً فُرَاتًاؕ ٢٧
Orada sabit yüce dağlar yaratmadık mı, size tatlı bir su içirmedik mi?
- 28
وَیْلٌ یَوْمَئِذٍ لِلْمُكَذِّبٖینَ ٢٨
O gün vay yalanlayanların haline!
- 29
اِنْطَلِقُٓوا اِلٰى مَا كُنْتُمْ بِهٖ تُكَذِّبُونَۚ ٢٩
Onlara şöyle denecek: "Yalanlamakta olduğunuz şeye (cehennem azabına) gidin."
- 30
اِنْطَلِقُٓوا اِلٰى ظِلٍّ ذٖی ثَلٰثِ شُعَبٍۙ ٣٠
"Üç kola ayrılmış gölgeye gidin ki, o ne gölgelendirir ne de alevden korur." (30-31)
- 31
لَا ظَلٖیلٍ وَلَا یُغْنٖی مِنَ اللَّهَبِؕ ٣١
"Üç kola ayrılmış gölgeye gidin ki, o ne gölgelendirir ne de alevden korur." (30-31)
- 32
اِنَّهَا تَرْمٖی بِشَرَرٍ كَالْقَصْرِۚ ٣٢
Şüphesiz cehennem, her biri saray büyüklüğünde kıvılcımlar saçar.
- 33
كَاَنَّهُ جِمَالَتٌ صُفْرٌؕ ٣٣
Bunlar sanki birer kızıl devedir.
- 34
وَیْلٌ یَوْمَئِذٍ لِلْمُكَذِّبٖینَ ٣٤
O gün vay yalanlayanların haline!
- 35
هٰذَا یَوْمُ لَا یَنْطِقُونَۙ ٣٥
Bu, konuşamayacakları gündür.
- 36
وَلَا یُؤْذَنُ لَهُمْ فَیَعْتَذِرُونَ ٣٦
Onlara izin de verilmez ki, özür dilesinler.
- 37
وَیْلٌ یَوْمَئِذٍ لِلْمُكَذِّبٖینَ ٣٧
O gün vay yalanlayanların haline!
- 38
هٰذَا یَوْمُ الْفَصْلِۚ جَمَعْنَاكُمْ وَالْاَوَّلٖینَ ٣٨
Bu, hüküm ve ayırma günüdür. Sizi ve öncekileri bir araya toplamışızdır.
- 39
فَاِنْ كَانَ لَكُمْ كَیْدٌ فَكٖیدُونِ ٣٩
Eğer bir tuzağınız varsa haydi bana tuzak kurun!
- 40
وَیْلٌ یَوْمَئِذٍ لِلْمُكَذِّبٖینَࣖ ٤٠
O gün vay yalanlayanların haline!
- 41
اِنَّ الْمُتَّقٖینَ فٖی ظِلَالٍ وَعُیُونٍۙ ٤١
Allah'a karşı gelmekten sakınanlar, gölgeler içinde ve pınar başlarındadırlar.
- 42
وَفَوَاكِهَ مِمَّا یَشْتَهُونَؕ ٤٢
Canlarının çektiği meyveler içerisindedirler.
- 43
كُلُوا وَاشْرَبُوا هَنٖٓیـًٔا بِمَا كُنْتُمْ تَعْمَلُونَ ٤٣
"Yapmakta olduğunuz şeylere karşılık afiyetle yiyin için."
- 44
اِنَّا كَذٰلِكَ نَجْزِی الْمُحْسِنٖینَ ٤٤
Şüphesiz biz iyilik yapanları işte böyle mükafatlandırırız.
- 45
وَیْلٌ یَوْمَئِذٍ لِلْمُكَذِّبٖینَ ٤٥
O gün vay yalanlayanların haline!
- 46
كُلُوا وَتَمَتَّعُوا قَلٖیلًا اِنَّكُمْ مُجْرِمُونَ ٤٦
Ey inkar edenler! (Dünyada) yiyin ve birazcık yararlanın! Şüphesiz sizler suçlularsınız.
- 47
وَیْلٌ یَوْمَئِذٍ لِلْمُكَذِّبٖینَ ٤٧
O gün vay yalanlayanların haline!
- 48
وَاِذَا قٖیلَ لَهُمُ ارْكَعُوا لَا یَرْكَعُونَ ٤٨
Onlara, "Rükû edin (namaz kılın)" dendiği zaman rükû etmezler.
- 49
وَیْلٌ یَوْمَئِذٍ لِلْمُكَذِّبٖینَ ٤٩
O gün vay yalanlayanların haline!
- 50
فَبِاَیِّ حَدٖیثٍ بَعْدَهُ یُؤْمِنُونَ ٥٠
Onlar artık ondan (Kur'an'dan) sonra hangi söze inanacaklar?
Diğer Sayfalar
Kur'an'ı uygulamada da okuyun
Çevrimdışı indirme, kilit ekranı kontrolleri ve arka planda kesintisiz dinleme için ücretsiz ve reklamsız 3ondokuz uygulamasını indirin.
Uygulamayı İndir