Kur'an-ı Kerim 356. Sayfa
Nûr — 18. cüz. Mushaf sayfasını okuyun, meal ve okunuşuna geçin.
Diyanet mushafının 356. sayfası: Nûr 44-53; 18. cüz. Yukarıdaki okuyucu bu sayfadan açılır; sağa kaydırarak sonraki sayfaya geçin, "Bu sayfayı okudum" ile ilerlemenizi işaretleyin. Sayfadaki sûreler: Nûr Suresi.
Sayfadaki Ayetler ve Meali
Nûr Suresi 44-53. ayetler
- 44
یُقَلِّبُ اللّٰهُ الَّیْلَ وَالنَّهَارَؕ اِنَّ فٖی ذٰلِكَ لَعِبْرَةً لِاُو࣑لِی الْاَبْصَارِ ٤٤
Allah, geceyi ve gündüzü döndürüp duruyor. Şüphesiz bunda basiret sahibi olanlar için bir ibret vardır.
- 45
وَاللّٰهُ خَلَقَ كُلَّ دَٓابَّةٍ مِنْ مَٓاءٍۚ فَمِنْهُمْ مَنْ یَمْشٖی عَلٰى بَطْنِهٖۚ وَمِنْهُمْ مَنْ یَمْشٖی عَلٰى رِجْلَیْنِۚ وَمِنْهُمْ مَنْ یَمْشٖی عَلٰٓى اَرْبَعٍؕ یَخْلُقُ اللّٰهُ مَا یَشَٓاءُؕ اِنَّ اللّٰهَ عَلٰى كُلِّ شَیْءٍ قَدٖیرٌ ٤٥
Allah bütün canlıları sudan yarattı. İşte bunlardan bir kısmı karnı üzerinde sürünür, kimi iki ayak üzerinde yürür, kimisi dört ayak üzerinde yürür. Allah dilediğini yaratır. Çünkü Allah her şeye hakkıyla gücü yetendir.
- 46
لَقَدْ اَنْزَلْنَٓا اٰیَاتٍ مُبَیِّنَاتٍؕ وَاللّٰهُ یَهْدٖی مَنْ یَشَٓاءُ اِلٰى صِرَاطٍ مُسْتَقٖیمٍ ٤٦
Andolsun, biz açıklayıcı âyetler indirdik. Allah dilediği kimseyi doğru yola iletir.
- 47
وَیَقُولُونَ اٰمَنَّا بِاللّٰهِ وَبِالرَّسُولِ وَاَطَعْنَا ثُمَّ یَتَوَلّٰى فَرٖیقٌ مِنْهُمْ مِنْ بَعْدِ ذٰلِكَؕ وَمَٓا اُو࣑لٰٓئِكَ بِالْمُؤْمِنٖینَ ٤٧
(Münâfıklar), "Allah'a ve peygambere inandık ve itaat ettik" derler. Sonra da onların bir kısmı bunun ardından yüz çevirirler. Halbuki onlar inanmış değillerdir.
- 48
وَاِذَا دُعُٓوا اِلَى اللّٰهِ وَرَسُولِهٖ لِیَحْكُمَ بَیْنَهُمْ اِذَا فَرٖیقٌ مِنْهُمْ مُعْرِضُونَ ٤٨
Aralarında hüküm vermesi için Allah'a (Kur'an'a) ve peygambere çağırıldıkları zaman, bir de bakarsın ki içlerinden bir grup yüz çevirmektedir.
- 49
وَاِنْ یَكُنْ لَهُمُ الْحَقُّ یَاْتُٓوا اِلَیْهِ مُذْعِنٖینَؕ ٤٩
Ama gerçek (verilen hüküm) kendi lehlerinde ise, boyun eğerek ona gelirler.
- 50
اَفٖی قُلُوبِهِمْ مَرَضٌ اَمِ ارْتَابُٓوا اَمْ یَخَافُونَ اَنْ یَحٖیفَ اللّٰهُ عَلَیْهِمْ وَرَسُولُهُؕ بَلْ اُو࣑لٰٓئِكَ هُمُ الظَّالِمُونَࣖ ٥٠
Kalplerinde bir hastalık mı var, yoksa şüphe ve tereddüde mi düştüler? Yoksa Allah ve Resûlünün kendilerine karşı zulüm ve haksızlık edeceğinden mi korkuyorlar? Hayır, işte onlar asıl zalimlerdir.
- 51
اِنَّمَا كَانَ قَوْلَ الْمُؤْمِنٖینَ اِذَا دُعُٓوا اِلَى اللّٰهِ وَرَسُولِهٖ لِیَحْكُمَ بَیْنَهُمْ اَنْ یَقُولُوا سَمِعْنَا وَاَطَعْنَاؕ وَاُو࣑لٰٓئِكَ هُمُ الْمُفْلِحُونَ ٥١
Aralarında hüküm vermek için Allah'a (Kur'an'a) ve Resülüne davet edildiklerinde, mü'minlerin söyleyeceği söz ancak, "işittik ve iman ettik" demeleridir. İşte onlar kurtuluşa erenlerin ta kendileridir.
- 52
وَمَنْ یُطِـعِ اللّٰهَ وَرَسُولَهُ وَیَخْشَ اللّٰهَ وَیَتَّقْهِ فَاُو࣑لٰٓئِكَ هُمُ الْفَٓائِزُونَ ٥٢
Kim Allah'a ve Resülüne itaat eder, Allah'tan korkar ve O'na karşı gelmekten sakınırsa, işte onlar başarıyı elde edenlerin ta kendileridir.
- 53
وَاَقْسَمُوا بِاللّٰهِ جَهْدَ اَیْمَانِهِمْ لَئِنْ اَمَرْتَهُمْ لَیَخْرُجُنَّؕ قُلْ لَا تُقْسِمُواۚ طَاعَةٌ مَعْرُوفَةٌؕ اِنَّ اللّٰهَ خَبٖیرٌ بِمَا تَعْمَلُونَ ٥٣
Münâfıklar sen kendilerine emrettiğin takdirde mutlaka savaşa çıkacaklarına dair en ağır bir şekilde Allah'a yemin ettiler. De ki: "Yemin etmeyin. Sizden istenen güzelce itaat etmektir. Şüphesiz Allah yaptıklarınızdan hakkıyla haberdardır."
Diğer Sayfalar
Kur'an'ı uygulamada da okuyun
Çevrimdışı indirme, kilit ekranı kontrolleri ve arka planda kesintisiz dinleme için ücretsiz ve reklamsız 3ondokuz uygulamasını indirin.
Uygulamayı İndir